De ki: “Rabbim! Bağışla, merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın.”
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) De ki: Bağışla ve merhamet et Rabbim! Sen merhametlilerin en iyisisin.
Kurtubi Tefsiri
Ve deki: “Rabbim mağfiret ve rahmet buyur. Zaten Sen merhamet edicilerin en hayırlısısın.”
“Kim buna dair hiçbir delili bulunmaksızın” bu hususta elinde herhangi bir belge olmadan
“Allah ile birlikte başka bir ilâha ibadet ederse, onun besabı ancak Rabbinin katındadır.” Yani onu cezalandıracak ve onu hesaba çekecek olan O’dur.
“Kâfirler hiç şüphesiz kurtuluşa eremezler” âyetindeki:
“Hiç şüphesiz”deki “he,” şan zamiri diye bilinir.
“Kurtuluşa eremez” el-Hasen ve Katade “ya” harfini üstün okumuşlardır. Yani yalanlayan, getirdiklerini inkâr eden, nimetine nankörlük eden… kurtuluşa eremez. Daha sonra yüce Allah, peygamberine ümmetinin kendisine uyması için istiğfarda bulunmayı emretmektedir. Ümmetine istiğfar etmesi emrolunmuştur, diye de açıklanmıştır.
es-Sa’lebi, İbn Lehîâ’dan, o Abdullah b. Hübeyre’den, o Haneş b. Abdullah es-San’anî’den, o Abdullah b. Mes’ûd’dan rivâyet ettiğine göre Abdullah b. Mes’ûd bir gün belâ ve musibete uğramış birisinin yanından geçmiş, kulağına: “Acaba siz, Bizim sizi boşuna yarattığımızı… mı zannettiniz?” âyetinden itibaren surenin sonuna kadar okudu ve o hasta iyileşti. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: “Kulağına ne okudun?” diye sorunca, ona okuduklarını söyleyince, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin ederim, eğer yakîn sahibi bir adam bunu bir dağa okuyacak olursa mutlaka o dağ zeval bulur.”