Dedi: Alçalmış olarak orada kalın ve benimle konuşmayın.
Diyanet Vakfı
Buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana karşı konuşmayın artık!
Kurtubi Tefsiri
Buyuracak ki: “Yıkılın İçerisine! Bana da söz söylemeyin!”
“Rabbimiz bizi buradan çıkar. Eğer bundan sonra bir daha dönersek, şüphesiz biz zalim kimseleriz.” Bu sözleriyle, ölüm halinde istedikleri şekilde, tekrar dünyaya geri dönüş talebinde bulunacaklardır.
“Bir daha” küfre
“dönersek şüphesiz biz” tekrar küfre dönmek suretiyle kendi nefislerimize zulmedecek olan
“zalim kimseleriz.” Bin yıl (uzun yıllar) sonra kendilerine şöyle cevap verilecektir:
“Yıkılın içerisine! Bana da söz söylemeyin!” Yani tıpkı köpeğe; Defol, yahut: Uzak ol, denildiği gibi onlara da cehennemde, uzaklara defolup gidin, denilecektir. Aynı kökten gelmek üzere: Köpeği kovdum” denilir. “Kendiliğinden defolup gitti, uzaklaştı” demek olur. Yani bu fiil hem lazım, hem müteaddi gelir, “Köpek uzaklaştı” şeklinde de kullanılır.
İbnu’l-Mübarek dedi ki: Bize Said Ebi Arûbe anlattı: O Katade’den, Katade, Ebû Eyyub’dan naklederek, Abdullah b. Amr b. el-Âs’dan şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Cehennem ehli Malik’e seslenirler, kırk yıl süreyle onlara hiçbir cevap vermez. Sonra onlara: “Şüphesiz sizler orada kalacaksınız” diye cevap verecektir, (Abdullah b. Amr) dedi ki: Allah’a yemin olsun ki onların bu seslenmelerinin Malik nezdinde de, Malik’in Rabbi nezdinde de hiçbir ehemmiyeti olmayacaktır. Sonra Rabblerine dua ederek: “Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galip geldi. Biz doğru yoldan sapmış bir topluluk idik. Rabbimiz bizi buradan çıkar, eğer bundan sonra bir daha dönersek, şüphesiz biz zalim kimseleriz” diyeceklerdir. Bu sefer dünyanın ömrünün İki katı kadar onlara cevab vermeyip susacaktır. Sonra da onlara: “Yıkılın içerisine…” diye cevap verecektir. Allah’a yemin ederim, artık bundan sonra onlar tek bir söz dahi söylemeyeceklerdir. Hâkim, el-Müstedrek, II, 395 Geriye sadece cehennem ateşindeki yüksek hırıltılarla ve iniltilerle solumalarından başka bir şey kalmayacaktır.
Bu sözleriyle onların seslerini, eşeğin sesine benzetmiştir. Çünkü eşeğin sesi hırıltıyla başlar ve şiddetli soluma ile biter. Bunu Tirmizî bu manada Ebû’d-Derdâ yoluyla merfu bir hadis olarak da rivâyet etmiştir. Tirmizî, Sıfatu Cehennem 5
Katade dedi ki: Kâfirlerin cehennemdeki sesleri, eşeğin sesi gibidir. Onun başlangıcı zefir (yüksek sesli hırıltı), sonu ise şehîk (şiddetli iniltili soluma) şeklindedir.
İbn Abbâs dedi ki: Onların köpek havlamaları gibi havlamaları olacaktır.
Muhammed b. Ka’b el-Kurazî dedi ki: Bana ulaştığına yahut nakledildiğine göre cehennem ehli cehennemin bekçilerinden yardım ve imdat isteyecekler… Bu haberi uzun uzadıya İbnu’l-Mübarek zikretmektedir. Biz de bunu bütünüyle “et-Tezkire” adlı eserimizde zikretmiş bulunuyoruz. Bu haberin sonunda şöyle denilmektedir: Sonra da yüce Allah dilediği kadar bir süre onlara cevap vermeyecektir. Daha sonra onlara şöyle seslenecektir: “Âyetlerim size okunmuyor muydu? Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz?” Onlar sesim işiteceklerinde: Şimdi Rabbimiz bize merhamet buyuracak, diyecekler ve bu sırada; “Rabbimiz bedbahtlığımız” yani aleyhimize yazıp aleyhimize takdir ettiğin hüküm “bize galip geldi. Biz doğru yoldan sapmış bir topluluk idik. Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer bundan sonra bir daha dönersek, Şüphesiz biz zalim kimseleriz” diyecekler. Bunun üzerine onlara: “Yıkılın İçerisine! Bana da söz söylemeyin!” diye buyuracak ve bu esnada onların dua ve ümitleri de kesilmiş olacaktır. Biri diğerine dönecek, birbirlerinin yüzlerine âdeta havlayacak ve cehennem üzerlerine kapatılacaktır.