İçlerinde Said b. el-Müseyyeb, el-Hasen, Zühri, İmam Malik, Leys, Sevri, Evzai, İmam Şafii ve rey ashabının da bulunduğu ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüne göre şartsız olarak mükatep cariye ile yapılan cima haramdır. Eğer onunla cima yapmayı şart koşmuş olursa, bu durumda yapabilir. Bunu ise Said b. el-Müseyyeb söylemiştir. Ama diğer zikredilen alimler cima edemez, demişlerdir.
Şart koşmadığı halde mükatep cariye ile cima ederse, üzerine had cezası yoktur. Lakin ikisi de bunun haram olduğunu biliyor idiyseler, o zaman tazir cezası alırlar. Eğer bilmiyor idiyseler mazeret kabul edilir. Birisi biliyor, diğeri bilmiyor idiyse, bilen tazir görür, bilmeyen de mazur görülür.
Bu durumda mükatep cariyeye mehr-i misil verilir. İmam Malik ise: Ona bir şey verilmez; çünkü cariye zaten efendisinin mülkündedir, demiştir.
Mükatep cariye, eğer efendisinden bir çocuk dünyaya getirecek olursa, o vakit çocuk hür olur. Çünkü babasının mülkünden sayılır, ondan sebep kıymetini ödemesi de vacip olmaz. O, ümmü veledi sayılır; cariyenin mükateplik hali ise geçersiz olmaz. Zira bu, efendisi cihetinden lazımî bir akittir. Azad edilmesini gerektirecek iki sebep bir araya gelmiş olduğundan, bu takdirde hangisi sahibini geçecek olursa, onun hükmü sabit olur.