İman edenler, Keşke bir sure indirilseydi, derler. Fakat muhkem bir sure indirilip içinde savaş zikredilince, kalplerinde hastalık bulunanların sana ölüm baygınlığına uğramış kimsenin bakışıyla baktıklarını görürsün. Artık onlara yazıklar olsun.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve yekûlü (ve derler) ellezîne (o kimseler ki) âmenû (iman ettiler) lev lâ (keşke) nüzzilet (indirilseydi) sûretün (bir sure) fe izâ (fakat ne zaman) ünzilet (indirildi) sûretün (bir sure) muhkemetün (muhkem) ve zükira (ve anıldı) fîhel kıtâlu (onda savaş) raeytellezîne (görürsün o kimseleri ki) fî kulûbihim (kalplerinde) maradun (hastalık vardır) yenzurûne (bakarlar) ileyke (sana) nazaral (bakışıyla) mağşiyyi (üzerine ölüm baygınlığı çökenin) aleyhi (üzerine) minel mevti (ölümden) fe evlâ (artık yazık) lehum (onlara).
Mukatil Tefsiri
İman edenler, yani Kur’an’ı tasdik edenler, Keşke bir sure indirilseydi, derler. Bunun sebebi, müminlerin vahyi özlemeleri ve Keşke bir sure indirilseydi, demeleriydi. Allah Teâlâ buyurur ki: Muhkem bir sure indirildiği zaman, yani içindeki helal ve haram hükümleri muhkem kılınmış bir sure indirildiği ve onda savaş, Allah’a ve Peygambere itaat ve güzel, maruf söz zikredildiği zaman müminler bununla sevinirler. Burada takdim vardır. Sonra münafıkları zikrederek şöyle buyurdu: Kalplerinde hastalık bulunanları görürsün; yani Kur’an hakkında şüphe bulunanları. Bunlar arasında Abdullah b. Übey, Rifâa b. Zeyd ve Haris b. Amr vardı. Kur’an’ın indirilmesinden duydukları keder ve hoşnutsuzluk sebebiyle sana, ölüm baygınlığına düşmüş kimsenin bakışı gibi bakarlar. Allah Teâlâ, Artık onlara yazıklar olsun, buyurur; bu bir tehdittir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah’ı ve Resulünü tasdik edenler, Keşke Allah katından, Allah’ın kâfirlerden olan düşmanlarına karşı cihad etmemizi emreden bir sure indirilseydi, derler. Muhkem bir sure indirildiği zaman, yani açıklaması ve farzları muhkem kılınmış bir sure indirildiği zaman; bunun Abdullah’ın kıraatinde, Yeni indirilmiş bir sure indirildiği zaman, şeklinde olduğu da zikredilmiştir. İçinde savaş zikredilince, yani o surede müşriklerle savaşma emri zikredilince, kalplerinde Allah’ın dini hakkında şüphe ve zayıflık bulunan kimselerin, ey Muhammed, sana ölüm baygınlığına uğramış kimsenin bakışıyla baktıklarını görürsün; bunun sebebi, kendilerini sefere çıkarmandan ve Müslümanlarla birlikte cihad etmelerini emretmenden korkmalarıdır. Düşmanla karşılaşmaktan korkmaları ve korkaklıkları sebebiyle sana, bayılıp yere düşmüş kimsenin bakışıyla bakarlar. Ölümden ifadesiyle ölüm korkusu kastedilmiştir ve bu, münafıkların davranışıydı. Nitekim bana Yunus rivayet etti, dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, Sana ölüm baygınlığına uğramış kimsenin bakışıyla bakarlar, sözü hakkında şöyle dedi: Bunlar münafıklardır; Allah kalplerini mühürlemiştir, bu yüzden Peygamberin söylediğini anlamazlar. Artık onlara yazıklar olsun sözüyle Yüce Allah, kalplerinde hastalık bulunan bu kimseleri kastetmektedir. Artık onlara yazıklar olsun ifadesi, Allah’ın bu münafıkları tehdit ettiği bir tehdittir. Nitekim bize Muhammed b. Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize İbn Sevr, Ma‘mer’den, o da Katâde’den, Artık onlara yazıklar olsun, sözü hakkında rivayet etti; Katâde, Bu bir tehdittir; artık onlara yazıklar olsun, dedi. Sonra söz burada sona ermiş ve ardından İtaat ve güzel bir söz, denilmiştir. Bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezid rivayet etti, dedi ki: Bize Said, Katâde’den, Artık onlara yazıklar olsun, sözü hakkında rivayet etti; Katâde, İşittiğiniz gibi bu bir tehdittir, dedi.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…