"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müddessir 51

Aslandan kaçmış gibi.

Diyanet Vakfı
49, 50, 51. Böyle iken onlara ne oluyor ki, adeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi (hala) öğütten yüz çeviriyorlar?

Kurtubi Tefsiri
Onlar sanki aslandan ürküp, kaçan yaban eşekleridir.

“Onlar sanki” yani bu kâfirler, sanki Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan kaçışlarında

“arslandan ürküp kaçan yaban eşekleridir.”

İbn Abbâs dedi ki: Yüce Allah burada yaban eşeklerini kastetmektedir. Ürküp, kaçan” lâfzını Nafî ve İbn Âmir “fe” harfini üstün olarak okumuştur ki; bu da ürkütülmüş ve korkutulmuş anlamındadır. Ebû Ubeyd ve Ebû Hatim bunu tercih etmiştir. Diğerleri ise kesreli okumuşlardır ki, ürküp kaçmış anlamındadır. Arapçada; Ürküp, kaçtı” ile aynı anlamda kullanılır. Tıpkı: Hayret ettim” anlamında; diye kullanılması; “Alay ettim” anlamında; kullanılması gibidir. el-Ferrâ” da şu beyiti zikretmektedir:

“Eşeğini iyice tut, çünkü o ürküp kaçmaktadır

(Şam topraklarında bir dağ olan) Ğurrab’a doğru giden eşeklerin arkasında.”

(Arslan” lâfzı “ona ok atan atıcılardan…” demektir. Bazı dilciler: ): ok atan” demektir, demişlerdir. Çoğulu da aynı şekilde; dîye gelir. Birincisinin bazı sözlüklere göre “te’siz olma ihtimali vardır. Ancak bunun tekilinin de, çoğulunun da aynı olduğunu söyleyenler de vardır, bk. Lisanu’l-Arab, V, 92

Said b. Cübeyr, İkrime, Mücahid, Katade, ed-Dahhak ve İbn Keysan da böyle demiştir: “el-Kasvere” ok atanlar ve avcılar demektir. Bu açıklamayı Atâ, İbn Abbâs’tan, Ebû Zabyan da Ebû Mûsa el-Eş’arî’den de rivâyet etmiştir.

“Arslan” anlamında olduğu da söylenmiştir. Bunu da Ebû Hüreyre ve yine İbn Abbâs söylemiştir.

İbn Arefe dedi ki: Bu kahretmek, zorlayıp, mecbur etmek anlamında: “(…….)’dan gelmektedir. Yani o arslanları, yırtıcı hayvanları dahi kahreder. Yabani eşekler ise yırtıcı hayvanlardan kaçarlar.

Ebû Hamza, İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivâyet etmektedir; Ben Arapçada “el-kasvere”nin arslan anlamırıda kullanıldığını bilmiyorum. Fakat bu güçlü, kuvvetli adamlar anlamındadır. Buna göre “el-kasvere”; adamlar topluluğu demektir demiş ve şu beyiti zikretmiştir:

“Ey kız, sen çok hayırlı bir kadının çok hayırlı bir kızı ol

Dayıları cinler ile yiğit adamlar topluluğudur.”

Yine ondan şöyle dediği nakledilmiştir: İnsanların sesleri” demektir. Yine ondan nakledildiğine göre; Avcıların iplerinden, ağlarından kaçan” demektir. Yine ondan nakledildiğine göre “el-kasvere”nin Arapçası arşlarıdır. Habeşçe’de avcılar demektir. Farsça’da bunun karşılığı “şîr”dir. Nabatilerin dilinde ise “arya”dır.

İbnu’l-A’rabî dedi ki: Kasvere gecenin ilk vakitleridir. Yani gece karanlığından ürküp kaçan… demektir. İkrime de böyle açıklamıştır.

Gecenin ilk karardığı vakit olduğu da söylenmiştir. Gecenin son vakitlerdeki kararmasına ise “kasvere” denilmez.

Zeyd b. Eslem dedi ki: Güçlü, kuvvetli adamlardan (ürküp, kaçan yabani eşekler) demektir. Araplara göre güçlü, kuvvetli olan herbir kimse “kasvere” ile “kasver” diye adlandırılır. Lebid b. Rabia dedi ki;

“Biz meclisimizde bir defa seslendik mi

O güçlü, kuvvetli (tekrar tekrar hücuma) dönen o yiğitler (kasvere’ler) bize gelir.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/muddessir-50/,https://kutsalayet.de/muddessir-52/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız