Ağardığı zaman sabaha.
Diyanet Vakfı
Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,
Kurtubi Tefsiri
Aydınlandığı zaman sabaha,
Ebû Ubeyd de şeklini kullanmış ve şöyle demiştir: Çünkü böylesi ondan sonra gelen harflere daha uygun düşmektedir. Nitekim yüce Allah, daha sonra:
“Aydınlandığı zaman sabaha” diye buyurmuştur. Buna göre nasıl onların biri; iken diğerleri şeklinde gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de kasemden sonra; diye gelen bir yer yoktur. Ondan sonra gelen hep edatıdır.
“Aydınlandı” demektir. Genel olarak da “elif ile okunmuştur. İbn es-Semeyka’ ise diye okumuştur ki, bunlar da iki ayrı söyleyiştir. “Filanın yüzü aydınlandı” anlamında denildiği gibi; fiil şeklinde de kullanılabilir. Hadiste şöyle denilmiştir: Sabah namazını aydınlık vakitte kılınız. Çünkü böylesi ecrin daha da büyümesine sebeptir.” İbn Hibbân, Sahih, IV, 357; Tirmizî, I, 289; Nesâî, I, 272 Sabah namazını aydınlık vaktinde kılınız, demektir. Ortalık aydınlanıncaya kadar namazı uzatınız diye de açıklanmıştır.
Aydınlık olmak, aydınlatmak” demektir. Yüzü güzellikle parıldadı” anlamındadır. Kadın yüzünü açtı, gösterdi” demektir. Bu şekilde hareket eden kadına da; Yüzü açık kadın” denilir. Bununla birlikte “karanlığı silip süpürdü” anlamında: ‘den gelmesi de mümkündür. Ev süpürüldü” anlamına gelmesi gibi. Düşen ağaç yapraklarına; denilmesi de buradan gelmektedir. Bunlara bu ismin veriliş sebebinin rüzgarların onları önüne katıp sürüklemesi (süpürmesi) olduğu da söylenmiştir. Süpürge” demektir.