Sizden kadınlarına zıhâr yapanlar —onlar anneleri değildir. Anneleri ancak onları doğuranlardır. Şüphesiz bu, kötü ve asılsız bir sözdür. Allah affedicidir, bağışlayıcıdır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ellezine (sizden o kimseler ki) yuzahirune (zıhar yaparlar) minkum (içinizden) min nisaihim (eşlerine karşı), ma hunne (onlar değildir) ummehatihim (anneleri). İn ummehatuhum (onların anneleri ancak) illa’llai (onlardır ki) velednehum (kendilerini doğurmuşlardır). Ve innehum (şüphesiz onlar) le-yekulune (elbette söylüyorlar) munkeren (çirkin bir söz) mine’l-kavli (sözden) ve zuren (ve bir yalan). Ve inne’llahe (şüphesiz Allah) le-afuvvun (çok affedicidir) gafur (çok bağışlayıcıdır).
Mukatil Tefsiri
Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi:
“İçinizden hanımlarına zıhâr yapanlar…” Onlar anneleri değildir. “Onların anneleri ancak kendilerini doğuran kadınlardır.” “Şüphesiz onlar çirkin bir söz söylemektedirler” yani zıhâr sözünü söylemektedirler. Bu, bilinen ve kabul edilen bir söz olmayan çirkin bir sözdür. “Ve yalan” yani yalandır. “Şüphesiz Allah affedicidir” yani onları sever ve bundan dolayı hemen cezalandırmaz. “Bağışlayıcıdır”; helâli haram kılmalarından dolayı onları bağışlayandır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: İçinizden eşlerini kendilerine haram kılanlar ve eşlerine, “Siz bizim için annelerimizin sırtı gibisiniz” diyenler var ya; oysa Allah’ın kendilerine haram kıldığı şey annelerinin sırtlarıdır. Cahiliye döneminde bu söz, kişinin eşini boşaması anlamına gelirdi.
Nitekim Yakub bana rivayet etti, dedi ki: İbn Uleyye bize rivayet etti, dedi ki: Eyyûb bize Ebû Kilâbe’den rivayet etti. Ebû Kilâbe şöyle dedi: Cahiliye döneminde zıhar boşama sayılırdı. Bir kişi bu sözü söylediğinde artık eşine asla geri dönemezdi. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Allah bu konuda indirdiği hükümleri indirdi.
Kıraat âlimleri bu kelimenin okunışı konusunda ihtilaf etmişlerdir. Medine kıraat âlimlerinin çoğu Nâfi‘ hariç, Kûfe kıraat âlimlerinin çoğu da Âsım hariç olmak üzere bunu baş harfi üstünlü, ortadaki harfi şeddeli ve uzatma harfi bulunan şekilde okumuşlardır. Aynı şekilde diğer benzer kelimeyi de “birbirlerine benzetirler” anlamında okumuşlar, ardından kelimedeki bir harf sonraki harfe kaynaştırılarak şeddeli hâle getirilmiştir.
Übey b. Ka‘b’ın kıraatinde bunun fiilin açık şekliyle “birbirlerine benzetirler” anlamında okunduğu da zikredilmiştir. Bu rivayet söz konusu okuyuşun doğruluğunu ve kuvvetini desteklemektedir.
Nâfi‘ ve Ebû Amr da bunu baş harfi üstünlü ve ortadaki harfi şeddeli olarak okumuşlar, ancak uzatma harfi olmaksızın telaffuz etmişlerdir.
Âsım ise bunu baş harfi ötreli, orta harfi hafif ve uzatma harfi bulunan şekilde okumuştur.
Bana göre doğru olan görüş şudur: Bu kıraatlerin tamamının anlamı birbirine yakındır. Birinci okuyuş “birbirine benzetmek”, ikinci okuyuş “kendini benzetir duruma getirmek”, üçüncü okuyuş ise doğrudan “benzetmek” anlamındaki fiilden gelmektedir. Bu üç kıraatten hangisiyle okunursa okunsun okuyuş doğrudur.
“Onlar onların anneleri değildir” buyruğu hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Annelerine benzeterek zıhar yaptıkları kadınlar onların anneleri değildir. Onlar eşlerine, “Siz bizim için annelerimizin sırtı gibisiniz” deseler de, bu kadınlar onların eşleridir ve kendilerine helâldir.
“Onların anneleri ancak kendilerini doğuran kadınlardır” buyruğu ise, annelerinin ancak kendilerini doğuran kadınlar olduğunu, bu sözü söyledikleri eşlerinin anneleri sayılamayacağını ifade etmektedir.
“Şüphesiz onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar” buyruğu hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu erkekler doğruluğu bilinmeyen çirkin bir söz ve asılsız bir iddia söylemektedirler. Buradaki asılsız sözden maksat yalandır.
Nitekim İbn Abdüla‘lâ bize rivayet etti, dedi ki: İbn Sevr bize Ma‘mer’den, o da Katâde’den rivayet etti. Katâde, “çirkin ve asılsız bir söz” ifadesi hakkında şöyle dedi: Asılsız söz, yalandır.
“Bununla beraber Allah elbette affedicidir, bağışlayıcıdır” buyruğu hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah, kullarının günahlarından tövbe edip kendisine yönelmeleri hâlinde onları affeden ve bağışlayandır. Tövbe ettikten sonra onları bu günahları sebebiyle cezalandırmaz.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…