Gizli konuşma, iman edenleri üzmek için şeytandandır. Fakat Allah’ın izni olmadan onlara hiçbir zarar veremez. Müminler yalnızca Allah’a güvensinler.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnnema (şüphesiz) en-necva (gizli konuşma) mine’ş-şeytani (şeytandandır), li-yahzune (üzmek için) ellezine amenu (iman edenleri). Ve leyse (fakat değildir) bi-darrihim (onlara zarar verecek) şey’en (hiçbir şey) illa (ancak) bi-izni’llahi (Allah’ın izniyle). Ve ala’llahi (ve Allah’a) fel-yetevekkeli (tevekkül etsinler) el-mu’minun (müminler).
Mukatil Tefsiri
Daha sonra Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır.” Burada kastedilen münafıkların kendi aralarındaki gizli konuşmalarıdır. Bu gizli konuşmalar şeytanın süslemesi ve aldatması sebebiyledir. “İman edenleri üzmek içindir” buyruğu, onların bu davranışla müminleri kedere düşürmek istemeleri anlamındadır. “Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez” yani Allah onların zarar görmesine izin vermedikçe bu gizli konuşmalar müminlere hiçbir zarar veremez. “Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler” buyruğu ise, Allah’ı tasdik edenlerin yalnız O’na güvenmeleri ve O’na dayanmaları gerektiği anlamındadır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Gizli konuşmalar şeytandandır. Ancak Allah’ın şeytandan olduğunu haber verdiği bu gizli konuşmanın hangisi olduğu konusunda ilim ehli ihtilaf etmiştir.
Bazıları, bunun münafıkların kendi aralarında yaptıkları gizli konuşmalar olduğunu söylemiştir. Nitekim Bişr bize rivayet etti; dedi ki: Yezîd bize rivayet etti; dedi ki: Saîd bize Katâde’den rivayet etti. Katâde, “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır; bu, iman edenleri üzmek içindir” buyruğu hakkında şöyle dedi: Münafıklar kendi aralarında gizlice konuşurlardı. Bu durum müminleri öfkelendirir ve onlara ağır gelirdi. Bunun üzerine Allah bu konuda şu ayeti indirdi: “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır; bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez…” (Mücâdele 10).
Başkaları ise bu konuda farklı bir açıklama yapmışlardır. Yûnus bana rivayet etti; dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi; dedi ki: İbn Zeyd şöyle dedi: “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır; bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez” buyruğu hakkında şöyle dedi: Bir kişi Resulullah’a gelir, insanlar onun Resulullah ile gizlice konuştuğunu görsün diye bir ihtiyacını arz ederdi. Peygamber de bunu kimseye yasaklamazdı. O günlerde Medine halkı düşmanlarla savaş hâlindeydi. Şeytan insanlara gelip: “Bunlar ancak yaklaşmış olan işler, sizin için toplanmış ordular ve hazırlanmış planlar hakkında gizlice konuşuyorlar” derdi. Bunun üzerine Allah: “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır; bu, iman edenleri üzmek içindir…” buyruğunu indirdi.
İbn Abdüla‘lâ bize rivayet etti; dedi ki: İbn Sevr bize Ma‘mer’den rivayet etti. Ma‘mer şöyle dedi: Müslümanlar, münafıkların kendi başlarına çekilip gizlice konuştuklarını gördüklerinde bundan rahatsız olurlardı. Bunun üzerine: “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır; bu, iman edenleri üzmek içindir” ayeti nazil oldu.
Başka âlimler ise burada kastedilenin, insanın uykusunda görüp de üzüldüğü rüyalar olduğunu söylemişlerdir. İbn Humeyd bize rivayet etti; dedi ki: Yahyâ b. Dâvûd el-Belhî bize rivayet etti. Atıyye’ye rüya hakkında soru soruldu; ben de dinliyordum. Atıyye şöyle dedi: Rüyalar üç türlüdür. Bir kısmı şeytanın vesvesesidir; işte Allah’ın, “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır” buyruğu bununla ilgilidir. Bir kısmı kişinin gündüz düşündüğü şeyleri gece rüyasında görmesidir. Bir kısmı ise yol gösterici ve yönlendirici mahiyettedir.
Bu görüşler arasında doğruya en yakın olanı, burada münafıkların günah ve düşmanlık amacıyla kendi aralarında yaptıkları gizli konuşmaların kastedildiğini söyleyen görüştür. Çünkü Allah daha önce: “Aranızda gizlice konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve Resule karşı gelme konusunda gizlice konuşmayın…” (Mücâdele 9) buyurarak bunu yasaklamış, ardından bu davranışın müminler üzerindeki kötü etkisini ve yasaklanma sebebini açıklayarak: “Gizli konuşmalar ancak şeytandandır; bu, iman edenleri üzmek içindir” buyurmuştur. Böylece bu sözün, daha önce yasaklanan gizli konuşmalar hakkında olduğu açıklığa kavuşmuştur.
“Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez” buyruğu hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu gizli konuşmalar, Allah’ın izni olmadıkça müminlere hiçbir zarar veremez. Buradaki Allah’ın izni, Allah’ın hükmü, takdiri ve dilemesi demektir.
“Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsinler” buyruğu ise şu anlama gelir: Allah’a iman edenler işlerinde yalnız O’na güvenip dayanmalıdırlar. Münafıkların gizli konuşmalarından ve bununla kurdukları tuzaklardan dolayı üzülmemelidirler. Çünkü Rableri onları koruduğu sürece bu gizli konuşmalar onlara zarar veremez.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…