Şehvet sırasında tenasül uzvundan çıkan yapışkan sıvıdır (zevk suyu). Abdesti bozar. Rivayete göre mezi’nin hükmü hakkında ihtilaf edilmiştir:
Bir rivayete göre mezi sebebiyle abdest alınması ve tenasül uzvuyla hayaların yıkanması vacip sayılmıştır. Nitekim Hz. Ali hadisinde: “Meziyi gördüğünde, tenasül organını yıka ve namaz için abdest al.” ifadesi gelmiştir. Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. Müslim’in lafzı şöyledir: “Zekerini yıkar ve abdestini alır.” Bir rivayet ise şöyle gelmiştir: “Ve hayalarını yıkar.” Emir ise vücûb ifade eder. Bu durumda, bir defa yıkamak yeterlidir. Çünkü emredilen mutlak olarak yıkamaktır ve bu şekilde “yıkama” ismi yerine gelmiş olmaktadır. Başka bir lafızda ise şöyle sabit olmuştur: “Abdest al ve fercini yıka.”
İster abdestten sonra olsun, ister önce olsun fercini yıkar. Çünkü fercin (tenasül uzvunun) yıkanması abdest ile alakalı değildir. Cünüplükten dolayı yıkamak gibi değildir.
İkinci rivayete göre; istinca ve abdestten fazla olarak yıkamak vacip değildir. Bu, ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüdür. Sehl b. Huneyf hadisi bunu ortaya koymaktadır. Kendisi şöyle demiştir: “Mezi gelmesinden dolayı çok sıkıntı ve güçlük çekerdim, bu nedenle çok gusül alırdım. Durumu Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e anlattım ve bu konu hakkında sordum. Bunun üzerine: ‘Meziden dolayı abdest alman yeterlidir.’ buyurdular.”
Tenasül uzvunun ve hayaların yıkanmasının müstehap olduğuna hükmedilmiştir. Çünkü buna muhtemeldir. “Meziden dolayı abdest alman yeterlidir.” kavli ise abdest almanın yeterli olacağını açıkça ortaya koymaktadır.