"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mal sahibinin malı talep etmesi

Mal sahibi gelip de malını iddia ederek onu talep etmedikçe, hırsızın eli kesilmez. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü o malı, (hediye) etmek ve bu minvalde serbest bırakmak açısından kendisine mübah kılmış olabilir. Bu sebeple onu kendisine mübah kılmış olabileceği muhtemel iken, Müslümanlara tevdi edilen bir vakıf malı olabileceği veyahut da içlerinde hırsızın da bulunduğu bir topluluğa bağışlanmış olması da muhtemel olabilir. Bunun yanında söz konusu olan bu (malın bulunduğu) hazneye girmesine müsaade edilmiş bir kimse de olabilir. O vakit bu şüphenin ortadan kalması için mal sahibinin o malı talep etmesine itibar edilir.

İmam Malik ve Ebu Sevr ise: Bu durumda hırsızın eli kesilir, mal sahibinin iddiasına da malı talep edişine de itibar edilmez, demişlerdir. Çünkü ayet-i kerimenin genel manası bunu ifade etmektedir. Bir de el kesmeyi gerektiren durum sabit olduğundan dolayı -zina haddinde olduğu gibi- talep edilmeksizin de el kesme gereklilik arz eder. (Ama) zina konusunun, malın hırsıza mübah kılınmış olabileceği örneğindeki gibi ona asla mübah kılınmış olamayacağı açısından cevap verilmiştir. Zira el kesme cezası, düşürme konusunda daha geniş bir hükme sahiptir. Bilmez misin ki babasının malını çalması halinde oğluna el kesme cezası verilmez iken, cariyesinin zina etmesiyle had cezası almaktadır!

Bunun yanında el kesme cezası, insanın malını korumaya yönelik icra edilen meşru bir haddir ve bu hadde bağlı birtakım özellikleri bulunmaktadır. Öyleyse mal sahibinin bu malını talep ederken o ortamda hazır bulunmamasıyla tatbik gerçekleşmez. Ancak zina Yüce Allah’ın kesin bir hakkı olmasının yanında (mağdur tarafından) bunun talep edilmesine gerek kalmaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/bir-topluluk-nisap-miktarina-ulasmis-bir-mali-calacak-olurlarsa/,https://kutsalayet.de/kuttaut-tarik-nedir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız