1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49 – 50 – 51 – 52 – 53 – 54 – 55 – 56 – 57 – 58 – 59 – 60 – 61 – 62 – 63 – 64 – 65 – 66 – 67 – 68 – 69 – 70 – 71 – 72 – 73 – 74 – 75 – 76 – 77 – 78 – 79 – 80 – 81 – 82 – 83 – 84 – 85 – 86 – 87 – 88 – 89 – 90 – 91 – 92 – 93 – 94 – 95 – 96 – 97 – 98 – 99 – 100 – 101 – 102 – 103 – 104 – 105 – 106 – 107 – 108 – 109 – 110 – 111 – 112 – 113 – 114 – 115 – 116 – 117 – 118 – 119 – 120
Mâide Suresi, Medine döneminde indirilmiş olup 120 ayetten oluşur ve adını “sofra” anlamına gelen “Mâide” kelimesinden alır. Sure, İslam toplumunun dinî, ahlaki ve hukuki düzenini ayrıntılı biçimde ele alır. Helal ve haram hükümleri açıklanır; özellikle yiyecekler, avlanma, kurban ve temizliğe dair hükümler üzerinde durulur. Ahitlere bağlı kalma, verilen sözleri yerine getirme ve adaletle hükmetme emredilir. İnsanlar arasında kin ve düşmanlığın adaletsizliğe sevk etmemesi gerektiği vurgulanır.
Surede Ehl-i Kitap ile ilişkiler ele alınır; Yahudi ve Hristiyanların bazı yanlış tutumları anlatılırken hakka uyan kimseler de övülür. Hz. Musa’nın kavmiyle olan olaylarına yer verilir ve İsrailoğulları’nın itaatsizlikleri örnek gösterilir. Ayrıca Hz. İsa’nın mucizeleri, havarilerin gökten sofra istemesi ve kıyamet günü gerçekleşecek konuşmalar anlatılır.
Mâide Suresi’nde ceza hukuku ile ilgili bazı hükümler de bulunur; hırsızlık, adam öldürme ve bozgunculuk gibi suçların cezaları açıklanır. Müslümanların dinlerini eksiksiz yaşamaları, Allah’ın hükümlerine bağlı kalmaları ve doğruluk üzere olmaları öğütlenir. Genel olarak Mâide Suresi, toplumsal düzenin korunması, ilahi hükümlere bağlılık, adaletin uygulanması ve ahlaki sorumlulukların yerine getirilmesi konusunda kapsamlı esaslar ortaya koyan önemli bir rehber niteliğindedir.