"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Lukata’yı bulan şahsın elindeki yitik çocuğun ikrarı

Lukata’yı bulan kişi güvenilir olursa, lakit elinde olduğu hâlde ikrarda bulunur. Çünkü Hz. Ömer, arifi kendisine: “O salih bir adamdır.” dediği vakit, o çocuğu Ebu Cemile’nin elinde iken ikrar etmiştir. Çünkü ona iltifat ederek öne geçmesi hasebiyledir ki, kendisi de ona daha evla sayılmaktadır.

Peki, bu hususta şahit tutmak gerekli midir? Bu konuda iki görüş gelmiştir: Bunlardan gelen bir görüşe göre, şahit tutmak vaciptir. Çünkü şahit tutmaktan kasıt, nesebi ve hürriyeti muhafaza altına almaktır; dolayısıyla şahit tutmanın vacip oluşu söz konusudur, tıpkı nikahta olduğu gibi. Ama lukata bunun tersinedir. Ama güvenilir bir kimse olmazsa, o durumda el-Harakî’nin sözünün zahirine göre, onu elinde tutar ve yitik çocuğu onunla birlikte yolculuğa çıkartmaz ki, onu köle olarak gösterip de onu satmaya kalkmasın. Bu nedenledir ki şahit tutulması gereklilik arz eder. Bir de buna denetleme de eklenir. Çünkü biz lukata konusunda, denetlemeyi de eklemiştik. Oysaki burada denetlemeyi eklemek daha evla sayılmaktadır. el-Kadı ise: Mezhebimize göre bu durumda onu elinden çıkarır, demiştir. Bu, Şafiî mezhebinin de kavlini oluşturmaktadır. Çünkü lakit’in korunması ve muhafaza altına alınması, ancak ona karşı velayetle mümkündür; halbuki fâsık olan bir kimse hakkında velayet söz konusu değildir.

Adaletli ve emin bir kişiliğe sahip olduğu bilinen bir kimse ise lakit’i elinde tutar, gerek yolculuğunda ve gerekse de hazarda iken onu yanında bulundurur. Çünkü o — nakleden başkası olmadığı sürece — yolculuğunda güvenilir bir kimliğe sahip demektir.

Eğer yitik çocuğun yolculuğu, kendisinin ikame edebileceği güvenilir bir yer olursa, o zaman bakılır; onu şehirde buluntu olarak almış olduğu hâlde onu çöle nakletmek isterse, bu durumda çocuğu şu iki sebepten dolayı elinden çıkartmamalıdır:

Birincisi: Bir defa çocuğun şehirde bulunması, onun dini ve dünyası için daha iyidir ve daha rahat bir hayat yaşaması demektir.
İkincisi: Onu şehirde bulmuş olması, açıkçası orada doğmuş olabileceğini ve orada kalmaya hak sahibi olacağını gösterir ki, bu şekilde nesebinin ve ailesinin bulunabilmesine ve kendisini itiraf etmelerine zemin hazırlamış olsun.

Kişi, yitik çocuğu bir şehirden başka bir şehre nakletmeyi isterse, bunun hakkında da iki görüş vardır. Onu, eğer köyde buluntu olarak almış olursa, o takdirde çocuğu şehre nakletme hakkı vardır. Çünkü onu kötü ve sefil bir yerden çıkarıp, refahın, rahatlığın ve dinî yaşantının olduğu bir yere nakletmiş olur.

Buluntu bir çocuğun elden çıkarılmasının ifade edildiği her bir konumda bu, ancak onu bulan bağlamında kendisini daha kötü bir duruma sürüklemesi hâliyle ilintilidir. Aksi hâlde, onu bulan kişi onu elinde tutar.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/lakitin-vela-hakki/,https://kutsalayet.de/yitik-cocuk-hakkinda-bas-gosteren-nesep-iddiasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız