"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Lukata malının tazmini konusu

Lukata malı, bir yıl boyunca onu bulan kişinin elinde bir emanet olarak kalır. Onun bir kasdı olmadığı halde o malda bir telef yahut nakıslık baş gösterecek olursa – vedia konusunda olduğu gibi – bundan dolayı onun bir tazmin ödemesi gerekmez. Malın sahibi ne zaman ki çıkar gelir, o maldaki muttasıl ve munfasıl fazlalıklarla birlikte kendisi onu geri alır; zira mal, onun mülkünde artış gösteren bir mal hükmündedir.

Şayet malı telef ederse yahut kendisinden kaynaklanan bir kusur sebebiyle o malda bir telef baş gösterecek olursa, o durumda mal – misil olan mallardan olursa – onu misliyle, misli değilse o zaman da değer ve kıymetiyle tazmin eder. el-Muvaffak der ki: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyorum.

Bir seneden sonra lukata malı telef olursa, onu bulanın zimmetinde bu misliyle ve kıymetiyle de her halükarda sabit olur. Çünkü mal, onun mülküne dahildir; dolayısıyla da onun malından iken telef olmuş demektir, ister onu muhafaza ederken ifrata kaçmış olsun yahut olmasın, fark etmez. Malın kendisi bir yıldan sonra eksik bulunacak olursa, o takdirde bu malın aynı (kendisi) ve eksikliğin de diyeti/bedeli alınır. Çünkü hepsi de – telef olması halinde – tazmin kapsamındadır. Aynı şekilde nakıslık olduğunda da tazmin kapsamındadır. Bu, ilan yılının geçmesiyle söz konusu olan lukatanın, kendisine malik olduğuna dair hüküm veren fakihlerin çoğunluğunun görüşünü oluşturmaktadır. Ama “ona ancak temlik ettiğinde sahip olur” diyenlere gelince, ona malik olmadığı sürece onu tazmin etmez. Buna malik olmasından önceki hükmü ise ilan yılının geçmesinden önceki hükmü olur.

Davud der ki: Bu malın bizzat aynını temlik ederse artık malı telef etmiş olursa, bunun tazminini ödemek durumunda kalmaz. Ama Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem): “Kesesini ve bağını belle, sonra onu bir yıl ilan et. Sahibini bilemezsen, onu harca. O, yanında bir emanet olsun. Günün birinde arayanı gelecek olursa, ona ödersin.” buyruğu ile buna cevap verilmiştir. Çünkü – mal ortada olduğu sürece – bunun sahibine geri verilmesi icap eder; dolayısıyla bir sene geçmeden önce telef edilmiş olmasıyla tazminini ödemek icap eder.

Kişi, lukata eşyasını alır sonra onu yerine geri koyarsa, onu tazmin eder. Bunu, İmam Şafii söylemiştir. Çünkü elinde iken o mal bir emanet sayıldığından, muhafaza etmesi de gereklilik arz etmiş olur. Buna göre zayi olmasıyla da onu tazmin etmesi gereklilik arz eder. Sanki bir emanet eşyasını zayi etmesine benzemektedir.

İmam Malik ise: Bu durumda tazmin gerekmez, demiştir. Zira Hz. Ömer, kaybolan bir deveyi bulan kişiye: “Onu bulduğun yere salıver gitsin.” demiştir.

Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa buradaki konu, kişiye helal olmayan dalle (kaybolan hayvan) hakkında mevzu bahistir. Şüphesiz ilk olarak bulduğu yerde bırakması gerekmektedir, onu ancak sonrasında alabilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/buluntu-esyasini-sahibine-geri-vermek/,https://kutsalayet.de/lukatayi-bulan-kisi-olurse/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız