Bu konunun temeli, Zeyd b. Halid hadisinde geçen Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem): “Kesesini ve bağını belle, sonra onu bir yıl ilan et.” ile Ubey b. Ka’b hadisindeki: “Kabını, adedini ve bağını muhafaza et.” buyruklarıdır. O eşyaya dair bilgi sahibi olması gerekir. Dolayısıyla eşyanın sahibi gelirse, o eşyayı ona vasfeder ve böylece galip zannına göre onu tasdik etmesi durumunda artık bu eşyayı kendisine teslim etmesi caiz olur. Bu bilgilendirmeyi şayet – eşyayı alanın gelmesine değin – erteleyecek olursa bu da caiz olur; çünkü o vakit içerisinde onu bilgilendirmesiyle maksat hasıl olmuştur.
Lukata eşyasını talep eden kişi gelmeyecek olur, eşyayı bulan şahıs da bir seneden sonra onunla tasarrufta bulunmayı isterse, vasıf ve özelliklerini ilan etmeden bunu yapması caiz olmaz. Çünkü eşyanın bizzat mevcut olması, tasarruf etmeyi engelleyeceğinden, bu durumda eşyanın sahibinin gelmesi halinde o eşyanın sıfat ve özelliklerini bildirmekten lehine başka bir yol yoktur.
Lukata eşyasını bulduğu vakit ona dair birisini şahit tutması müstehaptır. Bunun yanında şahit tutmayacak olursa, tazmin ödemesi gerekmez. Bunu, İmam Malik ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü Zeyd b. Halid ve Ubey b. Ka’b hadisleri buna işaret etmektedir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), onlara lukata eşyasına dair ilan etmeyi emir buyurmuştur; ancak bunlara dair şahit tutmalarını emir buyurmamıştır. Nitekim ihtiyaç duyulduğunda izah getirmeyi ertelemek caiz değildir.
Ebu Hanife ise şöyle demiştir: Lukata eşyasına dair şahit tutmayacak olursa o zaman lukatayı tazmin eder. Zira İyaz hadisinde gelen: “Her kim, lukata bulursa ona dair adil bir kimseyi yahut adaletli kimseleri şahit tutsun.” buyruğu buna delil teşkil etmektedir.
Şöyle cevap verilmiştir: Önceki ifadelerden anlaşılacağı üzere bu hadiste gelen emrin, mendup ve müstehap hükmünde olacağı yorumu yapılmıştır. Şahit bulundurmanın faydası, kişiyi o eşyaya tamah etmekten korumak, öldüğü vakit onu vereselerinden, iflas ettiğinde de onu alacaklılarından gizli tutup muhafaza altına almaktır. Şahitlik için de sadece cins ve türü noktasında ilan konusunda zikri geçen ifadeleri zikredip ortaya koyabilir. Bu eşyanın vasıflarını yazılı hale getirmesi ise müstehaptır. Çünkü bu şekilde onu unutma korkusu ve endişesi kalmamış olur.