Kişi kurbanı kendisine vacip kılsa sonra da ölse, onun bu aldığı kurbanı satmak caiz olmaz; velevki ölenin borçlarını kimse ödememiş olsun, fark etmez. Bunu Ebu Sevr söylemiştir. Bu, aynı zamanda Şafii mezhebinin görüşüne de benzemektedir. Çünkü o kurbanı kesmek kesinleştiğinden dolayı artık satılması, onun dini noktasında sahih olmaz. Sanki adam hayattaymış gibidir.
Evzai ise şöyle demiştir: Eğer ölenin borçlarını kimse ödememiş olursa ve ancak kurbanın satılmasıyla bu ödenebiliyorsa, o zaman satılır. İmam Malik ise; şayet varisleri bu noktada tartışıp anlaşmazlığa girecek olurlarsa, o zaman kurbanı satarlar, demiştir.
Durum anlaşıldığına göre; ölenin varisleri bu durumda ölünün yerine geçer, kurbanı onlar yerler, tasaddukta bulunur ve hediye ederler. Çünkü varisler, ölünün leh ve aleyhi konularında yerine geçen kimseler demektir.