Muhsar olan kişi kurban kesmekten aciz olursa, bu durumda on gün oruç tutar ve ardından ihramdan çıkar. Bu, iki görüşünden birine göre İmam Şâfiî’nin görüşüdür. Çünkü bu kurban, ihram için vacip olan dem (kan cezası) olup, buna bedel olarak oruç tutulur. Tıpkı saç tıraşı olmak, koku sürmek ve elbise giymekten dolayı gerekli olan dem cezası gibi.
İmam Mâlik ve Ebû Hanîfe ise: Bunun bir bedeli yoktur; çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de bu zikredilmemiştir, demişlerdir.
Buna karşılık şöyle cevap verilmiştir: “Nassın bu konuda kıyası terk etmiş olması, bu noktada başkasına kıyas edilmesini men etmez.”
On gün oruç tutmaya başlaması kesinleştiğinde, bu temettu’ (faydalanma) kurbanının bedeli gibidir. Nasıl ki kurban kesebilecek kimse, onu kesmeden ihramdan çıkamazsa; burada da kişi oruç tutmadan önce ihramdan çıkamaz.