"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ketubot 8

Kadına, nişanlanmadan önce mal mülk miras kalmışsa, Beyt Şammai ve Beyt Hillel onun bu malları satabileceği ve bağışlayabileceği, bu işlemlerin de geçerli olacağı konusunda hemfikirdir. Nişanlandıktan sonra mal kaldığında ise Beyt Şammai onun bu malları satabileceğini, Beyt Hillel ise satamayacağını söyler. Ancak her iki taraf da satıp bağışladıysa işlemin geçerli olacağını kabul eder. Rabbi Yehuda şöyle der: Rabban Gamliel’in huzurunda şu söylenmiştir: “Madem ki adam kadını kazanmıştır, kadının mallarını da kazanmış sayılmasın mı?” Rabban Gamliel şöyle cevap vermiştir: “Biz yeniler hakkında utanıyoruz, siz ise eski meseleleri de gündeme getiriyorsunuz.” Kadına evlendikten sonra mal kaldığında ise, herkes onun bu malları satması veya bağışlaması durumunda kocanın bu malları satın alanlardan geri alabileceği konusunda hemfikirdir. Ancak evlenmeden önce ve sonra gerçekleşen satışta Rabban Gamliel şöyle der: Kadın mallarını sattı ya da bağışladıysa, işlem geçerlidir. Rabbi Hanina ben Akiva, Rabban Gamliel’in huzurunda şöyle demiştir: “Madem ki adam kadını kazanmıştır, kadının mallarını da kazanmış sayılmasın mı?” Rabban Gamliel yine cevap vermiştir: “Biz yeniler hakkında utanıyoruz, siz ise eski meseleleri de gündeme getiriyorsunuz.”

Rabbi Şimon, malların türlerine göre ayrım yapar. Eğer mallar koca tarafından biliniyorsa, kadın bu malları satamaz; satarsa işlem geçersizdir. Eğer mallar koca tarafından bilinmiyorsa, yine satmaması gerekir ama satarsa işlem geçerlidir.

Kadına para miras kaldığında, bu parayla arazi satın alınır ve koca bu araziden elde edilen ürünlerden faydalanır. Topraktan koparılmış ürünler varsa, bunlarla arazi alınır ve koca bunların ürünlerinden faydalanır. Toprağa bağlı ürünler hakkında Rabbi Meir şöyle der: Bu ürünlerin meyveli haliyle ve meyvesiz haliyle değeri hesaplanır; fark ile arazi alınır ve koca bu ürünlerden faydalanır. Bilginler ise toprağa bağlı ürünlerin kocanın, koparılmış ürünlerin kadının olduğunu ve bunlarla arazi alınarak kocanın o ürünlerden faydalanacağını söylerler.

Rabbi Şimon şöyle der: Kadın evliliğe girdiğinde kocanın gücü fazlaysa, ayrılırken azalır; evliliğe girerken azsa, ayrılırken artar. Toprağa bağlı ürünler evlenirken kocanın, boşanırken kadının olur. Koparılmış ürünler ise evlenirken kadının, boşanırken kocanındır.

Kadına yaşlı köle veya cariye miras kaldığında, bunlar satılır, paralarıyla arazi alınır ve koca bu ürünlerden faydalanır. Rabban Şimon ben Gamliel ise, bunlar baba evinin onuru olduğundan satılmaması gerektiğini söyler. Kadına yaşlı zeytin ya da asma miras kaldığında, bunlar odun için satılır, parasıyla arazi alınır ve koca ürünlerden faydalanır. Rabbi Yehuda, bunlar da baba evinin onuru olduğundan satılmaması gerektiğini söyler. Adam, karısının mallarına harcama yaptıysa ve çok harcayıp az yediyse, ya da az harcayıp çok yediyse, harcadığı harcamadır, yediği de yediğidir. Harcadı ama yemedi ise, yemin eder ne kadar harcadığını ve o kadarını alır.

Yabam bekleyen bir kadına mal miras kalmışsa, Beyt Şammai ve Beyt Hillel onun bu malları satabileceği ve bağışlayabileceği, işlemlerin de geçerli olacağı konusunda hemfikirdir. Kadın ölürse, ketubesi ve onunla birlikte gelen ve giden mallar hakkında ne yapılacağına dair Beyt Şammai, kocanın mirasçıları ile babanın mirasçılarının paylaşım yapacağını söyler. Beyt Hillel ise mallar kimdeyse ona ait olduğunu, ketubenin kocanın mirasçılarına, birlikte gelen malların da babanın mirasçılarına ait olduğunu söyler.

Ölen kardeşi para bırakmışsa, bu parayla arazi alınır ve yabam bu ürünlerden faydalanır. Topraktan koparılmış ürünler varsa, bunlarla arazi alınır ve yabam ürünlerden faydalanır. Toprağa bağlı ürünler hakkında Rabbi Meir şöyle der: Bunların meyveli ve meyvesiz haliyle değeri hesaplanır, aradaki farkla arazi alınır ve yabam ürünlerden faydalanır. Bilginler ise toprağa bağlı ürünler yabamın, koparılmış ürünler ise kim önce alırsa onun olduğunu söyler. Erkek önce alırsa o alır, kadın önce alırsa parayla arazi alınır ve yabam ürünlerden faydalanır. Kadınla evlenirse, artık kadın onun karısı sayılır; ancak ketubesi ölen ilk kocasının mal varlığına bağlıdır.

Koca, kadına “Ketubeni masanın üstüne koydum” diyemez, tüm mal varlığı ketubeye karşı teminattır. Aynı şekilde, bir adam da karısına “Ketubeni masanın üstüne koydum” diyemez, tüm mal varlığı ketubeye karşı teminattır. Kadını boşarsa, sadece ketubesini alır. Tekrar evlenirse, artık diğer kadınlar gibidir ve yalnızca ketubesi vardır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ketubot-7/,https://kutsalayet.de/ketubot-9/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız