“Rukban” kervan sahipleridir. Pazara varmadan önce yolda bu kişilerin malları satın alınır. Bazen kervan sahipleri, bazen şehir halkı bu satıştan zarar görür. Çünkü şehirli, malı hemen satamaz ve fiyat belirlenene kadar bekler. Bu durum, şehirlinin köylü adına satış yapmasına benzer. Hz. Peygamber bu uygulamayı yasaklamıştır.
İbn Abbas’tan rivayet: “Pazara gelenleri yolda karşılamayın. Şehirli köylü adına satış yapmasın.” Ebu Hureyre’den gelen benzer rivayet de vardır. Buhari ve Müslim bu hadislerde ittifak etmiştir.
İlim ehli bu uygulamayı kerih görmüştür. Ömer b. Abdulaziz, İmam Malik, Leys, Evzai, İmam Şafii ve İshak bu görüştedir. Ebu Hanife’ye göre ise bunda sakınca yoktur. Fakat Hz. Peygamber’in sünneti daha önceliklidir. Bir kimse yasaklanan bu işi yapar ve kervanı karşılayıp mal alırsa, çoğunluğa göre bu satış geçerlidir. Çünkü Ebu Hureyre’nin rivayetinde: “Şehre mal getiren kervanı yolda karşılamayın. Kim karşılar da mal alırsa, satıcı çarşıya gelince muhayyerdir.” Muhayyeri̇yet sadece sahih akitlerde olur.
Bu yasak aldatma sebebiyle konmuştur. Dolayısıyla bu muhayyerlik hakkı da aldatmanın sonucu olarak tanınmıştır. Bu yönüyle memedeki sütün satışına benzer. Fakat şehirlinin köylü adına satış yapması durumunda muhayyerlik sabit değildir; çünkü bu zarar sadece şahsa değil, genel olarak Müslümanlara yöneliktir.
Satıcı aldatıldığını anlarsa muhayyerlik hakkı vardır. Rey ashabı ise muhayyerlik hakkı olmadığını söyler. Fakat Hz. Peygamber’in sözü varken başka söze bakılmaz. Mezhep görüşüne göre: Aldatma varsa cayma muhayyerliği vardır. Bu hak, zarar giderilmesi amacıyla tanınmıştır. Hadisteki muhayyerlik mutlak ifade edilmiştir. Çarşıya gelince satıcıya muhayyerlik tanınması da bunu gösterir.
Maliki ashabı der ki: Yasak, çarşı esnafına şefkatli davranmanın ortadan kalkmasındandır. İbn Kasım: Kervanı karşılayıp mal alan kişi, çarşı esnafına da bunu sunmalı, onlarla ortak olmalıdır. Leys: Bu mallar çarşıda satılır, demiştir. Fakat bu, hadise aykırıdır. Çünkü Hz. Peygamber sadece satıcıya muhayyerlik vermiştir. Bu da yasağın onun yararına olduğunu gösterir. Diğer kişiler muhayyer sayılmamıştır. Tüm çarşı ehlinin ortaklığı da mümkün olmadığından, böyle benzetmelere itibar edilmez. Allah en doğrusunu bilir.