Musa’ya emri verdiğimizde sen batı kıyısında değildin. Sen şahitlerden değildin.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Musaya emrimizi vahyettiğimiz sırada, sen batı yönünde bulunmuyordun ve (o hadiseyi) görenlerden de değildin.
Kurtubi Tefsiri
Biz Mûsa’ya o âyeti vahyettiğimizde sen batı tarafında değildin, sen hazır bulunanlardan da değildin.
“Biz Mûsa’ya o âyeti vahyettiğimizde” onu emir ve yasaklarımızla mükellef kılıp ona verdiğimiz ahitleri yerine getirmekle yükümlü kıldığımızda
“sen” ey Muhammed,
“batı tarafında” yani dağın batı tarafında
“değildin.”
Şair şöyle demiştir;
“Sana hidayeti veren ey peygamber,
Batı tarafındaki minberi süsleyen nuru da verdi.”
“Biz Mûsa’ya o âyeti vahyettiğimizde” âyeti şöyle de açıklanmıştır: Yani Biz, Mûsa’ya senin durumunu vahyedip seni en hayırlı bir şekilde andığımızda.., (sen batı tarafında değildin), demektir. İbn Abbâs dedi ki:
“Vahyettiğimizde” Muhammed ümmetinin ümmetlerin en hayırlısı olduğunu bildirdiğimizde, anlamındadır…
“Sen hazır bulunanlardan da değildin.” Bütün bunlara şahit olmamıştın.