1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11
Kâria Suresi, Kur’an’ın 101. suresi olup Mekke döneminde indirilmiştir ve 11 ayetten oluşur. Sure adını, ilk ayette geçen ve “şiddetle çarpan, dehşetiyle sarsan büyük felaket” anlamına gelen “kâria” kelimesinden alır. Bu ifade kıyamet gününü ve onun meydana getireceği büyük sarsıntıyı anlatır. Surenin temel konusu kıyamet, hesap ve insanların amellerine göre karşılık görmeleridir.
Surenin başlangıcında “Kâria nedir?” ve “Kâria’nın ne olduğunu sana bildiren nedir?” şeklindeki ifadelerle kıyametin büyüklüğüne dikkat çekilir. Böylece insanların bu olayın önemini kavramaları amaçlanır.
Kâria Suresi’nde kıyamet günü insanların durumları etkileyici benzetmelerle anlatılır. O gün insanlar etrafa dağılmış pervaneler gibi olacak, dağlar ise atılmış renkli yünler gibi savrulacaktır. Bu tasvirler, kıyamet sırasında dünyanın mevcut düzeninin tamamen bozulacağını ve insanların büyük bir şaşkınlık içinde kalacağını göstermektedir.
Surede daha sonra insanların amellerinin tartılması konusu ele alınır. İyilikleri ağır gelen kimselerin hoşnut olacakları bir hayat içinde bulunacakları bildirilir. Bu ifade, onların cennette nimet ve huzur içinde yaşayacaklarına işaret eder.
Buna karşılık iyilikleri hafif gelen kimselerin varacağı yerin “Hâviye” olduğu belirtilir. Ardından bunun ne olduğu sorulur ve onun kızgın bir ateş olduğu açıklanır. Böylece ahirette kurtuluşun veya hüsranın, kişinin imanına ve amellerine bağlı olduğu vurgulanır.
Genel olarak Kâria Suresi, kıyametin dehşetini güçlü tasvirlerle anlatan, insanların amellerinin tartılacağını hatırlatan, ilahi adaletin eksiksiz gerçekleşeceğini bildiren ve insanı ahiret hazırlığı yapmaya çağıran kısa fakat son derece etkileyici bir suredir.