"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 35

Arkadaşlarımızdan bir topluluk, Abdullah el-Bezzâz’dan; o da Muhammed b. Abdurrahman b. Hammâd’dan; o da Hasan b. Ammâr’dan rivayet ettiğine göre Ebû Abdullah uzun bir hadiste şöyle buyurmuştur:

“İşlerin ilki, başlangıcı, gücü ve ayakta durmasını sağlayan temeli; onsuz hiçbir şeyden yararlanılamayan şey akıldır. Allah onu yaratıkları için bir süs ve onlar için bir nur kılmıştır. Kullar, akıl sayesinde yaratıcılarını tanımış, kendilerinin yaratılmış olduklarını, O’nun kendilerini yöneten olduğunu, kendilerinin ise yönetilen varlıklar olduklarını, O’nun bâkî olduğunu ve kendilerinin fânî olduklarını anlamışlardır. Yine akılları sayesinde gökyüzünü, yeryüzünü, güneşi, ayı, geceyi ve gündüzü görerek bunların hem kendilerinin hem de bütün varlıkların bir yaratıcısı ve yöneticisi bulunduğuna, bu yaratıcının ezelden beri var olduğuna ve yok olmayacağına delil getirmişlerdir. Akıl sayesinde güzelle çirkini ayırt etmiş, karanlığın cehalette, nurun ise ilimde bulunduğunu kavramışlardır. İşte aklın onlara gösterdiği şey budur.”

Bunun üzerine kendisine:

“Öyleyse kullar akılla yetinip başka bir şeye ihtiyaç duymadan yaşayabilirler mi?” diye soruldu.

Şöyle buyurdu:

“Akıllı kişi, Allah’ın kendisine dayanak, süs ve hidayet olarak verdiği aklın rehberliği sayesinde Allah’ın hak olduğunu, kendi rabbi olduğunu bilir. Yine yaratıcısının sevdiği şeyler bulunduğunu, hoşlanmadığı şeyler bulunduğunu, kendisine itaat edildiğini ve kendisine isyan edildiğini de bilir. Fakat aklı ona Allah’ın neleri sevdiğini ve neleri hoş görmediğini tek başına gösteremez. Bu sebeple bunlara ancak ilim ve ilim talebiyle ulaşılabileceğini anlar. Ayrıca ilim elde etmezse aklından gereği gibi yararlanamayacağını da bilir. Bu yüzden akıllı kimse için, onsuz ayakta duramayacağı ilmi ve edebi aramak zorunlu hâle gelir.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafi-34/,https://kutsalayet.de/kafi-36/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız