Ali b. İbrahim, babasından, o İbn Ebî Umeyr’den, o bazı arkadaşlarından merfu olarak nakletti. Şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ tövbe edenlere üç özellik vermiştir. Bunlardan yalnız birini göklerde ve yerde bulunanların tamamına vermiş olsaydı onunla kurtuluşa ererlerdi. Birincisi Allah’ın şu sözüdür: ‘Şüphesiz Allah tövbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.’ (Bakara 222) Allah’ın sevdiği kimseye azap etmez. İkincisi Allah’ın şu sözüdür: ‘Arşı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar Rablerini hamd ile tesbih ederler… iman edenler için bağışlanma dilerler: Rabbimiz! Rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşattın. Tövbe edenleri ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru. Rabbimiz! Onları ve babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları kendilerine vaat ettiğin Adn cennetlerine sok. Şüphesiz sen mutlak üstün ve hikmet sahibisin. Onları kötülüklerden koru. O gün kimi kötülüklerden korursan ona merhamet etmiş olursun. İşte büyük kurtuluş budur.’ (Mümin 7-9) Üçüncüsü ise Allah’ın şu sözüdür: ‘Onlar Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa cezasını bulur. Kıyamet günü azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedî kalır. Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler müstesna. İşte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.’ (Furkân 68-70)”