Bir grup ravi, Ahmed b. Muhammed, İbn Fezzâl, Sa‘lebe b. Meymûn, Yahyâ b. Zekeriyyâ ve Ebû Ubeyde’den rivayet etti. Ebû Ubeyde şöyle dedi: Ebû Cafer ile yol arkadaşıydım. Önce ben bineğe biner, sonra o binerdi. Yan yana oturduğumuzda bana selam verir, uzun zamandır görmediği bir kimseye hâl hatır sorar gibi hâlimi sorar ve benimle tokalaşırdı. İndiğimizde de o benden önce inerdi. Yere indikten sonra yine bana selam verir, uzun zamandır görmediği biriyle karşılaşmış gibi hâlimi sorardı. Bir gün dedim ki: “Ey Resulullah’ın oğlu! Sen öyle bir şey yapıyorsun ki bizim çevremizde hiç kimse bunu yapmıyor; yapan da çok nadir yapıyor.” Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Tokalaşmada ne bulunduğunu bilmiyor musun? İki mümin karşılaşıp tokalaştığında günahları, ağacın yapraklarının dökülmesi gibi üzerlerinden dökülür. Allah da ayrılıncaya kadar onlara rahmetiyle nazar eder.”