İlk senetle, İbn Mahbûb → Yakub es-Serrâc → Câbir → Ebû Cafer’den rivayet edilmiştir:
Müminlerin Emirine iman hakkında soru soruldu. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Allah Azze ve Celle imanı dört temel üzerine kurmuştur:
Sabır,
Yakîn,
Adalet,
Cihad.
Sabır da dört kola ayrılır:
Cennete özlem (şevk),
Cehennemden korku (işfak),
Zühd,
Ölümü gözetip beklemek.
Kim cennete özlem duyarsa şehvetlerden yüz çevirir.
Kim ateşten korkarsa haramlardan geri durur.
Kim dünyaya karşı zâhid olursa musibetler ona hafif gelir.
Kim ölümü gözetirse hayırlı işlerde acele eder.
Yakîn de dört kola ayrılır:
Basiretle kavrayış,
Hikmeti doğru yorumlamak,
İbreti tanımak,
Öncekilerin sünnetini bilmek.
Kim basiretle görürse hikmeti tanır.
Kim hikmeti doğru anlarsa ibreti tanır.
Kim ibreti tanırsa sünneti tanır.
Kim sünneti tanırsa sanki öncekilerle birlikte yaşamış gibidir.
En doğru yola ulaşır.
Kimin hangi sebeple kurtulduğunu ve kimin hangi sebeple helak olduğunu görür.
Allah helak ettiklerini ancak isyanları sebebiyle helak etmiş, kurtardıklarını da ancak itaatleri sebebiyle kurtarmıştır.
Adalet de dört kola ayrılır:
Derin anlayış,
Kapsamlı ilim,
Hükmün güzelliği,
Hilmin bahçesi.
Kim anlarsa bütün ilmi açıklayabilir.
Kim ilim sahibi olursa hükümlerin yollarını bilir.
Kim hilm sahibi olursa işlerinde kusur etmez.
İnsanlar arasında övgüyle yaşar.
Cihad da dört kola ayrılır:
İyiliği emretmek,
Kötülükten sakındırmak,
Zor durumlarda doğruluk göstermek,
Fâsıklara buğzetmek.
Kim iyiliği emrederse müminin arkasını güçlendirmiş olur.
Kim kötülükten sakındırırsa münafığın burnunu sürtmüş olur ve onun tuzağından emin olur.
Kim zor durumlarda doğru davranırsa üzerine düşeni yerine getirmiş olur.
Kim fâsıklara buğzederse Allah için öfkelenmiş olur.
Kim Allah için öfkelenirse Allah da onun için öfkelenir.
İşte bu imandır; onun temelleri ve kolları bunlardır.”