"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 1175

Ahmed b. İdrîs ve Muhammed b. Yahyâ → Hasan b. Ali el-Kûfî → Ubeys b. Hişâm → Abdullah b. Süleyman → Ebu Abdullah.

Abdullah b. Süleyman şöyle dedi: Ona imam hakkında sordum: Allah, Süleyman b. Dâvud’a bıraktığı gibi işi ona da bırakmış mıdır? O, “Evet” buyurdu; bunun sebebi şudur: Bir adam ona bir mesele sordu, o meselede ona bir cevap verdi; başka biri aynı meseleyi sordu, ona birincinin cevabından başka bir cevap verdi; sonra başka biri sordu, ona da ilk ikisinin cevabından başka bir cevap verdi; sonra şöyle buyurdu: “Bu bizim bağışımızdır; artık hesapsız olarak ister ver, ister tut” (Sâd 39). Ali’nin kıraatinde de böyledir. Ben, “Allah seni ıslah etsin, onlara bu cevaplarla cevap verdiğinde imam onları tanır mı?” dedim. O şöyle buyurdu: Sübhanallah! Allah’ın “Şüphesiz bunda işaretlerden anlayanlar için ayetler vardır” dediğini işitmiyor musun? (Hicr 75). Onlar imamlardır. “O, elbette kalıcı bir yol üzerindedir” (Hicr 76); ondan asla çıkmaz. Sonra bana şöyle buyurdu: Evet, imam bir adama baktığında onu tanır ve rengini bilir; onun sözünü bir duvarın arkasından işitse bile onu tanır ve ne olduğunu bilir. Allah şöyle buyurur: “Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olması O’nun ayetlerindendir; şüphesiz bunda bilenler için ayetler vardır” (Rûm 22). Onlar âlimlerdir. İmam, bir kimsenin konuştuğu işten hiçbir şey işitmez ki onun kurtulmuş mu yoksa helak olmuş mu olduğunu bilmesin; işte bu yüzden onlara verdiği cevaplarla cevap verir.

https://kutsalayet.de/kafi-1174/,https://kutsalayet.de/kafi-1176/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız