Kansına: “Saçını yahut tırnağını boşadım.” derse, kadın boş olmaz. Bunu, rey ashabı söylemiştir. Zira bu, kadın selamet halinde (normal sağlıklı halde) bulunduğunda kendisinden ayrılan bir cüz’ü oluşturmuş olacağından, bu şekildeki boşama neticesinde kadın boş sayılmaz. Bu kadının doğuracağı bebeği yahut tükürüğü gibi değerlendirilir. Çünkü bunlarda bir ihtilaf yoktur. Bunun yanında parmaklar bundan ayrılır; çünkü kadın selamet halindeyken parmaklar kendisinden ayrılmaz, onda kalmaya devam eder. Saçlara gelince onlarda da ruh (canlılık) olmadığı için, canlı birisinin ölmesi sebebiyle bunlar necis olmazlar, bu saçları ellemekten dolayı abdest de bozulmaz. Bu yönüyle ter, tükürük ve (memedeki) süte benzerler. Bebeğe gelince, o kadına bitişiktir; dolayısıyla boşanması sebebiyle kadın boş sayılmış olmaz. Çünkü bebek vakti gelince annesinden ayrılmış olacaktır, annesi de böyledir. Dişler de bu iki manada ele alınır; zira insan küçük iken dökülürler, bir süre sonra tekrar çıkarlar, yaşlanınca yine dökülürler.
İmam Malik ve İmam Şafii ise: Bunlarla boşama vaki olur, demişlerdir. Çünkü bunlar, erkeğin evlenmesi sebebiyle mübah gördüğü yerler olduğu için o vakit -parmaklarında olduğu gibi- bunlarla boşaması neticesinde kadın da boş olur.
(Ancak) bunların farklı şeyler olduğu yönünde cevap verilmiştir. Erkek boşamayı kadının tükürüğüne, göz yaşlarına, terine yahut doğuracağı bebeğine izafe edecek olursa, kadın boş olmaz. Nitekim el-Muvaffak (İbn Kudame): Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz, demiştir.