Dilediğini rahmetine sokar; zalimler içinse acı bir azap hazırlamıştır.
Diyanet Vakfı
O, dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.
Kurtubi Tefsiri
Dilediğini rahmetine sokar. Zâlimlere gelince, onlar için çok acıklı bir azap hazırlamıştır.
“Dilediğini rahmetine sokar.” Yani, ona rahmet buyurarak cennetine koyar.
“Zâlimlere gelince…” Yani zâlimleri azaplandırır. Bu durumda: Zâlimlere gelince” âyetini “azaplandırır” anlamındaki fiilin takdiri ile nasbetmiş oluyoruz,
ez-Zeccâc dedi ki:
“Zâlimler” lâfzının nasbedihnesi, ondan Öncesinin de mansub olmasından dolayıdır. O dilediği kimseleri rahmetine sokar, zâlimleri, yani müşrikleri azaplandırır, demektir. Bu durumda
“onlar için… hazırlamıştır” âyeti da takdir edilen bu fiilin bir açıklaması olmaktadır. Nitekim şair şöyle demiştir:
“Artık ben silah taşıyamaz oldum
Kaçacak olursa devenin başını (dizginlerini) tutamıyorum.
Kurttan dahi korkuyorum yanından geçecek olursam
Yalnız başıma; rüzgarlardan da, yağmurdan da korkuyorum.”
Burada Kurttan korkuyorum, evet ondan korkuyorum'” demektir,
ez-Zeccâc şöyle demiştir: Her ne kadar merfu olmanı câiz ise de bunun mansub okunması tercih edilmiştir. Nitekim: Zeyd’e verdim, Amr’a gelince ona iyilik vaadinde bulundum” denilerek (Amr kelimesinde) nasbedilmek tercih edilir. Bu da: Amr’a iyilik yaptım” ya da; Amr’a iyilik yapıyorum” demek olur. Yüce Allah’ın:
“Ha, mim, ayn, sin, kaf” Sûresi’ndeki:
“Dilediği kimseyi rahmetine girdirir, O zâlimlerin ise …” (eş-Şura, 42/8) âyetinde bu lafızın merfu gelmesi, bundan sonra üzerinde ameli gerçekleşecek ve böylelikle mana itibariyle nasbolmasını sağlayacak bir fiilin gelmemiş olmasındandır. Dolayısıyla kendisinden önceki mansuba atfedilmesi câiz olmaz. Bundan dolayı mübtedâ olarak merfu gelmiştir, buradaki yüce Allah’ın:
“Onlar için çok acıklı bir azâb hazırlamıştır” âyeti; Ve azâb eder’e delâlet ettiğinden dolayı nasbedilmesi câiz olmuştur. Bununla birlikte Ehan Osman mübtedâ olarak: Ve zâlimlere” diye merfu okumuştur. Haberi: Onlara … hazırlamıştır” âyeti olur.
“Çok acıklı bir azâb” can yakan ve acıtan bir azâb demektir. Bu husus daha önce el-Bakara Sûresi’nde (2/10. âyetin tefsirinde) ve başka yerlerde geçmiş bulunmakladır.