Mina’nın sınırı; Akabe cemresi ile Muhassır vadisi arasıdır. Ata ve İmam Şafii böyle söylemişlerdir. Bunun yanında Muhassır ve Akabe, Mina’dan sayılmaz. Dolayısıyla Mina’ya ulaştığında (taşlamaya) öncelikle Akabe cemresinden başlar. Bu, cemre Mina’ya en yakın ve Mekke’ye en uzak bulunan cemredir. Burada her tekbirle beraber cemreye yedi tane taş atar ve vadiyi ortasına alır, ardından geri çekilir ve orada (bekleyip) durmaz. el-Muvaffak der ki: Bu cümleten bildiğimiz ilim adamlarının görüşlerini oluşturmaktadır. Üst taraftan da atmış olsa bu da caizdir. Çünkü Hz. Ömer, cemrenin üzerinden taş atmıştır. Birincisi ise daha faziletlidir. Çünkü Abdurrahman b. Zeyd şöyle nakletmiştir: “İbn Mesud Akabe cemresini vadinin ortasından (yani yukarıya doğru) yedi çakıl ile ve her bir atışta tekbir getirerek taşladı. Kendisine: ‘Ey Ebu Abdurrahman! Bazı kimseler cemreyi vadinin üstünden aşağıya doğru taşlıyorlar.’ denildi. İbn Mesud da: ‘Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, benim bulunduğum şu yer, kendisine Bakara suresi indirilmiş bulunan zatın durduğu makamdır.’ cevabını vermiştir.” Bir lafız şöyledir: “Beytullah’ı soluna ve Mina’yı da sağına alıp taş attı…” Diğer bir lafız ise şöyledir: “İnsanlar üst tarafından taş atıyorlar, denilince o: ‘Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki bu yer… zatın durduğu makamdır.’ cevabını verdi. Buharı ve Müslim ittifak etmiştir.
Cemrenin yanında durup beklemek ise sünnet değildir. Çünkü İbn Ömer’den nakledildiğine göre; Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) gidip orada durmamış ve her taş ile birlikte tekbir getirmiştir. Geçen İbn Mesud hadisinde bu ifade edilmiştir. Bunun yanında nakledilen uzun Cabir hadisinde: “Yedi tane taş attı, her bir taşla beraber tekbir getirdi.” şeklinde geçmektedir.
Bu cemre iki vakitte taşlanır: Faziletli olan vakitte ve yeterlilik vaktinde. Faziletli vakte gelince bu, güneşin doğmasından sonra söz konusu olan taşlamadır. Hz. Cabir der ki: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Akabe cemresine Kurban bayramının ilk günü, kuşluk vaktinde taş attı. Sonrasında ise güneş zeval vaktine girince taşladı.” Nitekim güneşin doğmasından sonra Akabe cemresinin taşlanması icmaya göre yeterlidir; dolayısıyla da daha evla sayılır.
Yeterlilik vaktine gelince bunun başlangıcı; Kurban bayramında geceleyin olmak üzere gece yarısında iken taşlanmasıdır. Bunu, Ata, İbn Ebu Leyla ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü bu minvalde Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Kurban (bayramında) geceleyin Ümmü Seleme’yi (Mina’ya) gönderdi de o, fecirden önce (Akabe Cemresine) taşlar attı sonra (Mekke’ye) gidip ifadâ tavafını yaptı.”
Esma hadisinde geçtiği üzere kendisi Akabe Cemresine taşlar attı sonra geri dönüp evine gitti ve orada sabah namazını eda etti. Esma’nın kölesi şöyle der: “Ben Esma’ya: ‘Ey muhterem hanım! Biz gecenin sonundaki karanlık içinde geldik.’ dedim. Bana: ‘Hayır öyle değil, ey oğlum! Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kadınlar için (erkenden cemreye gitmelerine) izin vermiştir.’ dedi.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre; Güneş doğmadan evvel, fecirden hemen sonra olmak üzere taşlamak da yeterli gelir. Bu, İmam Malik, Rey ashabı, İshak ve İbn Munzir’in görüşüdür.
Mücahid, Sevri ve Nehai ise; Sadece güneş doğduktan sonra (taş) atabilir, demişlerdir. Çünkü bu hususta İbn Abbas’tan nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Müzdelife gecesinde Abdulmuttalib oğullarından bizim gibi çocukları (Mina’ya) eşeklerle önden gönderdi. Uyluklarımıza hafifçe vurarak; ‘Ey yavrularım! Güneş doğuncaya kadar (Akabe) cemresine taş atmayınız.’ diyordu.” Bunların müstehap olduğu, şeklinde cevap verilmiştir.
Şayet taş atmayı gündüzün sonuna doğru ertelemiş olursa bu da caiz olur. Çünkü İbn Abbas’ın rivayetine göre o, der ki: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e: ‘Akşamladıktan sonra taş attım (bu durumda ne olacak)?’ diye sorulunca: ‘Bir şey olmaz.’ cevabını vermiştir.”
Atılan taş, kendisine atılan yere (cemreye) değmediği sürece, bu taşlama yeterli olmaz ve bu durumda başka yere değmiş olmasıyla taşlama olmamış sayılır. el-Muvaffak der ki: Bu noktada ihtilaf edeni bilmiyoruz. Aynı şekilde elindeki taşları (atmaksızın) sadece o cemreye onları koymuş olsa, ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüne göre taş atmış olmaz. Çünkü taşı atmakla emrolunmuştur; halbuki oraya koymakla onları atmış sayılmaz.
Taş atmış olsa, ama taşın cemreye değip değmediğinden emin değilse bu durumda taşlama yeterli gelmemiş olur. Çünkü aslolan, söz konusu atışın o kişinin zimmetinde halen kalmış olacağıdır; çünkü bu şüphe sebebiyle yok olmaz. Ama zahiren bu taşların cemreye değdiğini görmüş olsa o zaman yeterli olur. Çünkü zahiren görmüş olması delil sayılır. Taşların hepsini bir defa da (toplu olarak) atmış olsa, sadece bir tane taş atmış sayılır. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. Bu, aynı zamanda İmam Malik, İmam Şafii ve Rey ashabının görüşüdür.