"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İki secde arasında oturmak

Secdesini bitirince tekbir getirerek başını kaldırır ve oturup (sırtını) dümdüz yaparak durur. Tekbir almasıyla kalkmış olur, aynı şekilde tekbirin bitişiyle de secdeden doğrulma işi de bitmiş olur.

İşte bu kalkış ve dik duruş vaciptir. Bunu, İmam Şâfiî söylemiştir. Çünkü namazını kötü kılan adama Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Sonra secdede iken mutmain bir şekilde kalana değin otur, secde yap.”
buyurmuştur. Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.

Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bunu yapardı ve bunu ihlâl eden bir şeyi yaptığı ise nakledilmemiştir. Hz. Âişe ise şöyle demiştir:
“Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem), secdeden başını kaldırdığında dimdik doğrulmadan diğer secdeye gitmezdi.”

İmam Mâlik ve Ebû Hanîfe ise bunun vacip olmadığını söylemişlerdir. Ebû Hanîfe’ye göre, bir kılıç sınırı kadar başın kaldırılması durumunda bile bu secdenin geçerli olacağı ifade edilmiştir. Çünkü bu oturuş, şekil açısından benzer iki oturuşun arasını ayırdığı için, vacip olan ilk oturuş gibi değildir.

“Teşehhüd oturuşunun vacip olmadığını söylemenin” kabul edilecek bir tarafının olmayacağı yönünde cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/secdede-subhane-rabbiyel-ala-demek/,https://kutsalayet.de/sunnet-olan-oturus/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız