Bu konuda iki görüş gelmiştir:
Bu şekildeki bir ilave caiz değildir. Çünkü miktarından daha az olması durumundaki bir nakdin diğerine ilave edilmesi, farklı cinslerde caiz olmaz. Zira cinsini farklı olarak ele almak daha evladır.
Bu ilave şekli caizdir. Sahih olan da budur, inşallah. Çünkü maksat, ikisinden herhangi birisiyle de hâsıl olacağından dolayı, tıpkı aynı cinsin farklı türevlerinde olduğu gibi bu, yeterli gelmiş olur. Çünkü her iki nakdin hem değerinden istifade edilmekte hem de ikisi, maksadı yerine getirmeye vesile olmaktadırlar.
Dolayısıyla da -hakkında zekâtın vacip olduğu diğer cins ve türlerin tersine- bu ikisi, eşit konumda ortak bir düzeyde ele alınırlar. Şüphesiz her bir cinsin özel bir maksadı vardır ki, bu maksat başkasıyla yerine gelmeyebilir. Aynı şekilde türevleri de böyledir. Vacip olan miktarın çıkarılmasından elde edilen hikmetten, vacip olmayan miktarın çıkarılması ile bu, hâsıl olmayabilir.
Ama burada ise maksat hâsıl olduğu için, parça parça ilave etmek gereklilik arz etmiştir. Zira bunun hikmeti hakkında nakdin başkasıyla eşitlenmesinin yanında, aynı ile parça parça has kılmasının bir faydası yoktur. Nitekim bunun meydana gelmesi, hem alan hem de veren kişi açısından daha çok yardımcı olmakta, onlara daha çok fayda veren ve ikisinden söz konusu olan zararı daha çok bertaraf eden bir konudur.
İki nakitten birisini diğerine ilave ederek vermenin caiz oluşunda, kesin bir faydanın yanında hem zararı def eden hem de -tam ve eksiksiz olarak- zekâtın hikmetini elde etmek yatmaktadır. Buna bir ihtiyaç olmayabilir; ancak yasak da değildir.
Şayet burada bir menfaatin kaçırılacağı anlaşılırsa, yani açık bir faydanın elde edilemeyeceği ve zarar ile meşakkatin her iki taraf açısından da geri çevrilemeyeceği noktasında az bir kapalılık dahi bilinmiş olsa, buna itibar edilmez.
Allah en iyisini bilir.