Elif Lâm Râ. Bu, insanları Rablerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Elif (Elif) lâm (Lâm) râ (Râ). Kitâbun (bir kitaptır) enzelnâhu (onu indirdik) ileyke (sana) li-tuhrice (çıkarman için) en-nâse (insanları) minez-zulumâti (karanlıklardan) ilen-nûri (aydınlığa) bi-izni (izniyle) rabbihim (Rablerinin) ilâ (yoluna) sırâti (yoluna) el-‘azîzi (mutlak güçlü olanın) el-hamîdi (övülmeye layık olanın).
Mukatil Tefsiri
Ey Muhammed! Bu, sana indirdiğimiz bir kitaptır. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarman için, yani onları şirkten imana çıkarman için indirilmiştir. Rablerinin izniyle, yani Rablerinin emriyle onları mutlak güç sahibi olanın yoluna, yani dinine iletmen içindir. O, hükümranlığında mutlak güç sahibidir ve kulları nezdinde işlerinde övgüye layıktır.
Taberi Tefsiri
Ebû Cafer et-Taberî şöyle demiştir: Elif Lâm Râ sözünün anlamına dair açıklamamız daha önce geçtiği için burada onu yeniden açıklamaya ihtiyaç bırakmayacak ölçüde bilgi verilmiştir. Sana indirdiğimiz bir kitaptır sözünün anlamı ise şudur: Ey Muhammed, bu sana indirdiğimiz bir kitaptır, yani Kur’an’dır. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarman için sözü, bu kitapla onları sapıklığın ve küfrün karanlıklarından imanın nuruna ve aydınlığına iletmen, cehalet ve körlük içinde bulunanlara doğruluk ve hidayet yollarını göstermen demektir. Rablerinin izniyle sözü, Rablerinin onları buna muvaffak kılması ve onlara lütufta bulunmasıyla demektir. Mutlak güç sahibi ve övgüye layık olanın yoluna sözü ise Allah’ın dosdoğru yoluna, yani kulları için razı olduğu ve onlara din olarak belirlediği yola demektir. Övgüye layık sözü, kendisine verilen nimetler sebebiyle övülen anlamındadır. Yüce Allah, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmayı Rablerinin izniyle peygamberine nispet etmiştir; hâlbuki kullarını hidayete erdiren ve onlardan dilediğini imana muvaffak kılan Allah’tır. Bunun peygambere nispet edilmesinin sebebi, onları imana çağıranın, bu imanda kendileri için neyin bulunduğunu ve üzerlerine neyin gerekli olduğunu onlara bildirenin peygamber olmasıdır. Böylece kulların fiillerini kazanma bakımından kendilerine, meydana getirme ve düzenleme bakımından ise Yüce Allah’a nispet eden kabul ehlinin görüşünün doğruluğu ve bu hususta Allah’ın hiçbir fiili ve tasarrufu bulunmadığını inkâr eden kader ehlinin görüşünün bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Bu konuda bizim söylediğimize benzer açıklamaları tevil ehli de söylemiştir. Bunu söyleyenlerden nakledilen rivayet şöyledir: Bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarman için sözü hakkında rivayet etti; yani sapıklıktan hidayete çıkarman için.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…