Uzatılmış direkler içinde
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fi عمدin mumedded (uzatılmış sütunlar içinde)
Mukatil Tefsiri
Yani cehennemin kapıları kapatılır ve ateşten demir direklerle sağlamlaştırılır. Böylece ateşin sıkıntısı ve harareti onların üzerine geri döner. Onlara hiçbir kapı açılmaz, içeriye serinlik girmez ve ateşin sıkıntısı sonsuza kadar çıkmaz.
Muvahhidler cehennemin en üst kapısından çıktıktan sonra, alt tabakalardaki yedi kapının ehli altıncı kapının ehline:
“Sizi Sekar’a sokan nedir?” (Müddessir 42)
diye sorarlar.
Onlar da:
“Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmazdık.”
(Müddessir 43-44)
diye cevap verirler ve ayetlerin devamındaki sözleri söylerler.
Sonra:
“Haydi feryat edelim.”
derler ve uzun zaman boyunca feryat ederler; fakat bunun onlara hiçbir faydası olmaz. Ardından:
“Haydi bağıralım.”
derler ve uzun zaman bağırırlar; yine fayda görmezler. Sonra:
“Haydi sabredelim. Belki Allah susup sabredersek bize merhamet eder.”
derler. Uzun zaman sabrederler ama yine hiçbir fayda bulamazlar. Sonunda:
“İster sızlanalım ister sabredelim, bizim için kaçacak hiçbir yer yoktur.” (İbrahim 21)
derler.
Daha sonra:
“Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer tekrar dönersek gerçekten zalimlerden oluruz.” (Mü’minûn 107)
diye yalvarırlar.
Bunun üzerine Arş’ın üzerinden Rableri:
“Aşağılanmış olarak orada kalın ve benimle konuşmayın!” (Mü’minûn 108)
buyurur.
Bunun ardından kulakları sağır edilir, kalpleri mühürlenir ve cehennemin kapıları üzerlerine kapatılır. Her biri diğerine ateşten demir çivilerle, dağlar gibi direklerle bağlanır. İçeriye hiçbir serinlik girmez ve ateşin harareti dışarı çıkmaz. Ateşi yiyip içerler. Orada yalnızca cehennem ehlinin soluyuşu ve iniltisi duyulur. Allah’tan, fazlı, cömertliği ve rahmetiyle bizi bundan korumasını isteriz.
Taberi Tefsiri
Bu ifadenin okunuşunda kıraat âlimleri ihtilaf etmiştir. Medine ve Basra kıraatçilerinin çoğu “amed” şeklinde ayn ve mîm harflerini üstün okuyarak okumuştur. Kûfe kıraatçilerinin çoğu ise “umud” şeklinde ayn ve mîm harflerini ötre okuyarak okumuştur. Bize göre her iki kıraat de bilinen, kıraat âlimlerince okunmuş ve Arapçada doğru olan iki dildir. Araplar “amûd” kelimesinin çoğulunu hem “umud” hem de “amed” şeklinde söyleyebilirler. Aynı şekilde “ihâb” kelimesini hem “uhub” hem “eheb” diye çoğul yaparlar; “kıdm” kelimesinde de buna benzer kullanım vardır. Bu yüzden hangi kıraatle okunursa okunsun, okuyan isabet etmiş olur. Tefsir ehli bunun anlamında ihtilaf etmiştir. Bazıları, cehennemin onların üzerine uzatılmış direklerle kapatıldığını, yani kapıların üzerlerine kapatılıp kilitlendiğini söylemiştir. Bize ulaştığına göre Abdullah’ın kıraatinde de “O, uzatılmış direklerle onların üzerine kapatılmıştır” şeklindedir. İbn Humeyd, Mihran’dan, o Süfyan’dan, o Katade’den Abdullah’ın kıraatini bu şekilde nakletmiştir. Başkaları ise anlamın şu olduğunu söylemiştir: Onlar direklerin içine sokulur, sonra bu direkler üzerlerine uzatılır. İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre onlar direklerin içine konulur, direkler üzerlerine uzatılır, boyunlarında zincirler bulunur ve kapılar bunlarla kapatılır. İbn Zeyd ise “Onlar demir direkler içindedirler, orada zincire vurulmuşlardır. Bu direkler ateştendir, ateşten yanmışlardır ve onlar için uzatılmışlardır” demiştir. Başkaları da bunların, kendileriyle azap edilecek direkler olduğunu söylemiştir. Katade’den “Bize anlatıldığına göre bunlar cehennemde kendileriyle azap edilecek direklerdir” rivayeti gelmiştir. Başka bir rivayette de “Cehennemde kendisiyle azap gördükleri bir direktir” denilmiştir. Bu konuda doğruya en yakın görüş, onların cehennemde direklerle azap edileceklerini söyleyen görüştür. Allah onların bu direklerle nasıl azap göreceğini en iyi bilendir. Bize bunun nasıl olduğuna dair hüccet olacak bir haber gelmemiş, bunu kavrayabileceğimiz bir delil de verilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söylediğimizden başka kesin bir söz bize göre sahih olmaz; en doğrusunu Allah bilir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…