"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hümeze 1

Yazıklar olsun her hümeze ve lümezeye.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Veylun (yazıklar olsun) li-kulli hümezetin (her çekiştirip ayıplayana) lümeze (ve arkadan çekiştirene)

Mukatil Tefsiri
“Hümeze”, bir kimse arkasını döndüğünde onu çekiştirip gıybet eden, insanlar hakkında kötü söz taşıyan kimsedir. “Lümeze” ise insanları yüzüne karşı ayıplayan, onlarla alay eden ve hoşlanmadıkları lakaplarla çağıran kimsedir. Bu ayet Mahzûmoğullarından Velîd b. Mugîre hakkında nazil olmuştur. O, insanların sözlerini taşıyan bir nemmamdı. Kibir ve büyüklük taslayarak insanlara kötü lakaplar takar, onlarla alay ederdi.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın “yazıklar olsun” sözüyle kastettiği, cehennem ehlinin irin ve cerahatinden akan vadidir. “Her hümze” ifadesi, insanları arkadan çekiştiren, gıybet eden ve onları öfkelendiren herkes anlamındadır. Nitekim Ziyad el-A‘cem şöyle demiştir: “Benimle karşılaştığında bana yalandan dostluk gösterirsin; ben ortada olmadığımda ise sen çekiştiren ve ayıplayansın.” “Lümeze” ile de insanları ayıplayan ve onlara dil uzatan kimse kastedilmiştir. Ebû’l-Cevzâ, İbn Abbas’a “Allah’ın yazıklar olsun diye başladığı bu kimseler kimlerdir?” diye sormuş, İbn Abbas da “Onlar söz taşıyarak dolaşanlar, sevenlerin arasını ayıranlar ve en büyük ayıbı arayanlardır” demiştir. Mücahid’den bir rivayette “hümze, insanların etini yiyendir; lümeze ise dil uzatandır” denilmiş, başka bir rivayette bunun tersi olarak “hümze dil uzatan, lümeze insanların etini yiyendir” denilmiş, bir başka rivayette de “ikisinden biri insanların etini yiyen, diğeri dil uzatandır” şeklinde aktarılmıştır. Bu farklılık, rivayeti aktaranın iki kelimenin tefsirinde tereddüt ettiğini göstermektedir. Katade, “hümze insanların etini yiyen, lümeze ise onlara dil uzatandır” demiştir. İbn Abbas’tan “Her çekiştirip ayıplayan kimseye yazıklar olsun” ayeti hakkında “Her dil uzatan ve gıybet eden kimseye yazıklar olsun” şeklinde rivayet edilmiştir. Ebû Âliye, “hümze kişinin yüzüne karşı ayıplayan, lümeze ise arkasından ayıplayandır” demiştir. Katade’den başka bir rivayette “diliyle ve gözüyle onu ayıplar, insanların etini yer ve onlara dil uzatır” denilmiştir. Mücahid’den “hümze elle, lümeze ise dille olur” rivayeti de gelmiştir. İbn Zeyd ise “hümze, insanları eliyle ayıplayan ve diliyle onlara vuran kimsedir; lümeze ise diliyle onları ayıplayan ve kusur bulan kimsedir” demiştir. Bu ayette kimin kastedildiği konusunda da ihtilaf edilmiştir. Bazıları bunun müşriklerden belli bir kişi hakkında indiğini söylemiş, bazıları onun Cemîl b. Âmir el-Cumahî olduğunu, bazıları da Ahnes b. Şerîk olduğunu belirtmiştir. İbn Abbas’tan, bunun insanları ayıplayıp çekiştiren bir müşrik hakkında olduğu rivayet edilmiştir. Rakka halkından birinden nakledildiğine göre ayet Cemîl b. Âmir el-Cumahî hakkında inmiştir; ancak Verka, bunun belli bir kişiye özel olmadığını, Rakkaşî’nin ayetin Cemîl b. Âmir hakkında indiğini ileri sürdüğünü aktarmıştır. Bazı Arap dili bilginleri ise bunun, Arapların genel bir lafız söyleyip onunla tek bir kişiyi kastetmeleri türünden olduğunu söylemiştir. Mesela biri birine “Seni asla ziyaret etmeyeceğim” dese, karşısındaki de “Beni ziyaret etmeyen herkesin ziyaretçisi ben de değilim” der; burada söz genel görünse de kastı kendisine o sözü söyleyen kişidir. Başkaları ise bunun bu sıfata sahip herkes hakkında genel olduğunu söylemiştir. Mücahid, “Bu ayet belli bir kişiye özel değildir” demiştir. Doğru olan da şudur: Allah bu sözü, her hümze ve lümeze hakkında genel kılmıştır; kim bu vasıfla nitelenirse, kim olursa olsun, bu hükmün kapsamına girer.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/asr-3/,https://kutsalayet.de/humeze-2/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız