Hülle nikahı, ilim ehlinin genelinin görüşüne göre haram ve batıldır. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Hulle nikahı ile evlenen kocaya ve kendisi için hulle yapılan kocaya Allah lanet etsin.” Bu hadis Tirmizi tarafından hasen ve sahih olarak belirtilmiştir. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabından ilim adamlarının uygulamaları da bu hadis üzerinedir. Ömer b. el-Hattab, Osman b. Afvan, Abdullah b. Amr ve diğer sahabeler bu görüşteydi. Tabiin dönemi fıkıhçıları da aynı kanaatteydiler.
Hulle nikahı, bir vakte dayalı ya da evliliğin devamlılığını ortadan kaldırmaya yönelik bir nikahtır; dolayısıyla muta nikahına benzemektedir.
Ebu Hanife’den nakledildiğine göre, o, hulle nikahını geçerli ancak şartı geçersiz kabul etmektedir. Eğer akitten önce tahlil şartı ile şart koşulacak olursa ve bunu akit esnasında zikretmezse, bu durumda nikah yine batıl olur. İmam Ahmed ise, bunun helal kılmayı kasdetmiş olmakla, hulle yapan kişinin lanetleneceğini belirtmiştir. Bu, sahabenin kabul ettiği aşikar bir görüş olup, Leys, İmam Malik, Sevri ve İshak da benzer şekilde düşünmüştür.
Ebu Hanife ve İmam Şafii ise bu durumda nikahın geçerli olduğunu ancak şartın geçersiz olduğunu belirtmişlerdir. Çünkü nikah geçerli bir akittir, sadece erkek kendi namına bir şart koymuş ve bu da nikahı etkilememektedir.
Kadın ve Kocanın Niyeti:
el-Muvaffak (İbn Kudame) şöyle demiştir: Bizim lehimize Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in “Hulle nikahı ile evlenen kocaya ve kendisi için hulle yapılan kocaya Allah lanet etsin” hadisi bulunmaktadır. Bunun yanında isimlerini saydığımız sahabelerin görüşleri de bulunmaktadır. Bu hususta muhalif görüş çıkmamıştır ve bu görüş bir icma halini almıştır. Erkek, bu nikah ile (boşadığı karısına tekrar dönmesini) helal kılmayı kasdetmiş olduğundan, nikah sahih olmaz, tıpkı şart koşmasına benzer.
Hulle ve Şart Koşma:
Eğer akitten önce kadınla tahlil yapmayı şart koşar ve onların şart koştuğu durumdan başkası üzere nikah akdine niyet ederse, o zaman bu nikah “rağbet nikahı” sayılır ve sahih olur. Çünkü bu durumda, tahlil yapma niyetinden ve şartından vazgeçilmiş demektir ve nikah geçerli kabul edilir.
Hulle ve Akdin Geçerliliği:
el-Hasen ve İbrahim, üçlerinden birisi buna niyet ederse, nikahın fasit olacağını söylemişlerdir. İmam Ahmed, el-Hasen, İbrahim ve tabiinden gelen bu görüşü desteklemiş, bu konuda sert bir duruş sergilemişlerdir.