"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hul’ Konusundaki İvazın Meçhul Olması

Meçhul olan bir şeyi hul’ konusunda ortaya koymak caizdir. Erkeğin kendisi için takdir edilmiş olan şeyi alma hakkı vardır. Bu, rey ashabının görüşüdür. Çünkü talak’ın, şarta bağlı bir anlamının olması caiz olduğundan -vasiyette olduğu gibi- meçhul bir ivaza hak sahibi olması da caiz olur. Bir de hul’ demek, menfaatten erkeğin hakkını düşürmektir ve bunda temlik olma namına bir şey de olmaz. Düşürme konusunda ise karşılıklı müsamaha söz konusu olduğundan, bu sebeple -nikah’ın tersine- bunda ivaz olmazsa da caizdir.

Ebu Bekir ise: Bu durumda hul’ geçerli olmaz ve erkeğe de ait bir şey yoktur; çünkü bu, karşılıklı bir ivazdır ve bu durumda -alışverişte olduğu gibi- meçhul olması durumunda bu muamele sahih olmaz, demiştir. Bu, Ebu Sevr’in de kavlini oluşturur.

İmam Şafiî ise şöyle demiştir: Bu vakit hul’ sahihtir ve kadına mehr-i misil verilir. Çünkü bu, menfaate karşılık bir muavaza muamelesidir. Onun için ivaz meçhul olursa, o takdirde -nikah gibi- mehr-i misil vermek de vacip olur.

Şöyle cevap verilmiştir: Kadının kocasından razı olmadığı bir şey noktasında bunun gerekliliğine dair hüküm verilemez. Nitekim kocasına zorunlu olan bir şeyde kadının onu aşıp geçmesi söz konusu olamaz; çünkü kocanın mülkünde olan menfaatin çıkışı, mütekavim sayılmaz. Şüphesiz kadının dinden çıkması durumunda erkeğin mülkünden kadının onu çıkartması buna dair delil teşkil eder.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hul-beynone-hain-olan-bosama-anlamina-gelir/,https://kutsalayet.de/ivaz-olmadan-yapilan-hul/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız