Ve andolsun eğer tattırsak ona bir nimet, bir sıkıntı dokunduktan sonra, mutlaka diyecek: “Gitti benden kötülükler.” Şüphesiz o, gerçekten sevinçli, övüngendir.
Diyanet Vakfı
Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, elbette «Kötülükler benden gitti» der. Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir.
Kurtubi Tefsiri
Ve şayet kendisine dokunan bir sıkıntıdan Sonra ona bir nimet tattırsak, elbette ki: “Kötülükler benden uzaklaşıp gitti” der. Çünkü o şımarıktır, böbürlenendir.
“Ve şayet kendisine dokunan bir sıkıntıdan” sıkıntı, fakirlik ve darlıktan
“sonra ona bir nimet” sağlık, bolluk ve rızıkta bir genişlik
“tattırsak elbette ki; Kötülükler” yani kişinin hoşuna gitmeyen sıkıntı ve fakirlik gibi hususlar
“benden uzaklaşıp, gitti der. Çünkü o şımarıktır, böbürlenendir.” Yani eriştiği genişlik ve bollukla sevinir, böbürlenir. Yüce Allah’a şükür borcu olduğunu unutur.
Mesela bir kimse böbürlendiği vakit; Böbürlenen adam” denilir. ise mübalağa içindir.
Kıraat alimi Yakûb der ki: Medine ehlinden bazıları “re” harfini ötreli olarak; diye okumuşlardır. Nitekim; “Zeki, sakınan, tetikte bulunan ve olayların içyüzünü kavrayan adam” anlamındaki kullanımlar da bu türdendir. Bununla birlikte damme ve esrenin ağırlığı dolayısıyla (orta harfin) sakin söylenmesi her iki söyleyişte de mümkündür.