"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hicr 31

Ancak İblis hariç. Secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

Diyanet Vakfı
Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

Kurtubi Tefsiri
İblis müstesna O, secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.

Yüce Allah’ın:

“Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler. İblis müstesna” âyeti ile ilgili açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:

1. İblis ve Şeytanlar:

Yüce Allah’ın:

“Ben sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” (el-A’raf, 7/12) âyeti dolayısıyla İblis’in de secde etmekle emr olunduğunda hiç bir şüphe yoktur Onu, secde etmekten alıkoyan ise, büyüklük caslamasi ve kendisini secde edecek kadar küçük görmemesîdir. Nitekim, el-Bakara Sûresi’nde (2/34. âyet, 7. başlıkta) buna dair açıklamalar geçmiş bulunmaktadır. Diğer taraftan şöyle de denilmiştir: İblis, aslında meleklerden idi. O bakımdan bu istisna, cinsten yapılmış (muttasıl) bir istisnâdır. Başkaları da; İblis meleklerden değildi, derler. O bakımdan, buradaki istisna munkatı’ bir istisnâdır, demişlerdir. Bütün bunlara dair açıklamalar, yine el-Bakara Sûresi’nde (2/34. âyet, 5. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

İbn Abbâs der ki: “Cânn” cinlerin babasıdır ve bunlar şeytan değildirler. Şeytanlar, İblis’in çocuklarıdır Onlar ancak İblis ile birlikte öleceklerdir Cinler ise ölürler, onların kimisi mü’mindir, kimisi kâfirdir. Âdem, insanların babasıdır. “Cdrtn” cinlerin babasıdır. İblis ise şeytanların babasıdır. İbn Abbâs’ın bu görüşünü el-Maverdî nakletmiştir. el-Bakara Sûresi’ndeki açıklamalar ise bundan farklıdır o bakımdan bu hususla yapılmış açıklamaların orada da takip edilmesi gerekir.

2. Cinsten Yapılan İstisna ile İlgili Görüşler:

Cinsleri, aynı cinsten olmayan şeylerin istisna edilmesi, Şâfiî’ye göre sahihtin Öyle ki bir kimse: Filanın benim üzerimde bir dinar alacağı vardır, ancak bir elbise müstesna, yahut da benden on elbise alacağı vardır, bir ölçek buğday müstesna ve buna benzer şekilde istisnalar yapacak olursa, bu makbul bir istisnadır. Ve sözünü ettiği meblağdan o elbisenin veya buğdayın kıymeti düşülür. Kile ile ölçülenler; ağırlık ile tartılanlar ve miktar ile belirtilenler arasında bu hususta herhangi bir fark yoktur.

Malik ve Ebû Hanîfe -Allah ikisinden de razı olsun- derler ki: Ağırlık ile tarlılan şeylerden kile ile ölçülenlerin ve kile ile ölçülenlerden ağırlık ile tartılanların istisnasının yapılması caizdir. Hatta bir kimse buğdaydan dirhemleri, dirhemlerden de buğdayı istisna edecek olursa, kabul edilir. Ancak kıymeti nazar-i itibara alınan şeyleri kile ile ölçülenlerden, yahut ağırlık ile tartılanlardan istisna ederse veya kile ile ölçülenleri, kıymeti il’ade edilerek belirtilenlerden istisna ederse, – meselâ: Bir elbise müstesna benim on dinar borcum var yahut da bir dinar müstesna, benim on elbise borcum var diyecek olursa- böyle bir istisnâ sahih olmaz ve bu şekilde borç İkrarında bulunanın bütün meblağı ödemesi gerekir.

Muhammed b. el-Hasen ise der ki: Cinsten olmayan şeyin istisna edilmesi sahih değildir ve ikrarda bulunan kimse, yaptığı ikrarın tamamını ödemekle yükümlü olur.

Şâfiî’nin sözünün delili şudur: istisna lâfzı, hem cins hakkında kullanılır, hem cinsin dışındaki şeyler hakkında kullanılır. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Onlar orada ne batıl, ne de günahı gerektiren bir söz işitirler. «Selam selam» diye bir söz müstesna.” (el-Vakıa, 56/25-26) Görüldüğü gibi burada yüce Allah “selâm” sözünü genel olarak boş sözlerden İstisna etmiştir. İşçe bunun bir benzeri de: “Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan, secde ettiler, İblis müstesna” âyetidir. İblis ise meleklerden değildir. Zaten yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:

“iblis müstesna, hemen secde etmişlerdi. O ise, cinden olduğu için Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı.” (el-Kehf, 18/50) Şair de şöyle demektedir:

“Ve bir şehir ki orada ünsiyet verecek hiç bir dost yok

Erkek ceylanlar ile beyaz develerden başka.”

Görüldüğü gibi burada şair, erkek ceylanlar ile beyaz develeri “ünsiyet verecek dostlar”dan istisnâ etmiştir. en-Nâbiğa’nın şu beyiti de buna benzemektedir: Merhum müfessinmiz, bumda herhangi bir beyit zikretmemektedir. Arapça yayını hazırlayanın notuna göre bu; “Ben istisnası bulunmayan bir yemin îçtim ki: Benim arkadaşım hakkında hüsn-ü zandan başka bilgim yoktu” beyiti olmalıdır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hicr-30/,https://kutsalayet.de/hicr-32/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız