Artık, yeme ve içmedeki fazlalıktır. Canlılar ise temiz ve pis olmak üzere iki kısımdır. Bu noktadaki necaset de iki türdür:
Birinci Tür: Necis Sayılanlar
Köpek, domuz ya da her ikisiyle veya birisiyle türeyenler bu gruptadır. Bunların hem kendisi hem de artıkları pistir. Onlardan çıkan her şey de necistir. Bu, İmam Şâfiî ve Ebû Ubeyd’in mezhebî görüşleridir. Aynı zamanda artıklar konusundaki Ebû Hanîfe’nin özel görüşüdür.
Delil: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Köpek sizden birinizin kabını yaladığında onu yedi defa yıkayınız.”
Müslim’deki rivayette:
“O kabı döksün, sonra onu yıkasın.”
Bu, köpeğin artığının necis olduğuna delildir. Temiz olsaydı, kabın içinin dökülmesi ve yıkanması gerekmezdi.
Başka bir hadiste:
“Köpeğin gelip yalaması sonucu sizden birinizin kabının temizliği, ilkini toprakla olmak üzere yedi defa yıkanmakla gerçekleşir.”
Buradaki “tahûr” ifadesi, temizliğin ancak bu şekilde olacağını göstermektedir. Bu da, köpeğin artığının necis olduğuna işaret eder.
İmam Mâlik, Evzâî ve diğer bazı âlimler ise, domuz ve köpeğin artığının temiz olduğunu belirtmişlerdir. İmam Mâlik:
“Köpeğin yaladığı kap sadece ibadet açısından yıkanır.” demiştir. Delil olarak da Yüce Allah’ın şu buyruğu getirilmiştir:
“Avcı hâle getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yiyin.” (Mâide Suresi 4)
Burada köpeğin ağzının değdiği yeri yıkamak emredilmemiştir.
Ebû Saîd el-Hudrî’den gelen bir hadiste, Hz. Peygamber’e yırtıcı hayvanların, köpeklerin ve eşeklerin uğradığı havuzlar sorulmuş, o da:
“O hayvanların karınlarında taşıdıkları su onlara aittir; kalan su ise bizim içindir, taharette kullanılabilir.” buyurmuştur.
Bu delillere şu şekilde cevap verilmiştir:
Yenilmesine dair emir Allah’tan, yıkanmasına dair emir ise Resûlullah’tandır. Her ikisinin emriyle amel edilir. Yıkamamak zor geldiğinde affedilmiş olabilir. Ayrıca, hadisin suyun çokluğu ile ilgili olması da mümkündür. Böylece, “Su iki kulle olduğunda pisliği barındırmaz” hadisiyle de uyum sağlar.
Yıkamanın ibadet (taabbudî) olduğunu iddia etmek geçersizdir. Çünkü esas olan, necaseti gidermektir. Eğer bu yıkama sırf ibadet olsaydı, artık dökülmez ve sadece yalanan yerin yıkanması istenirdi. Oysa gelen lafız bütün kapla ilgilidir. Kapların yıkanması, necasetten dolayı olur.
İkinci Tür: Hakkında İhtilaf Olan Hayvanlar
Bu grup, kedi ve kedinin altındaki hayvanlar dışındaki yırtıcı hayvanlar, yırtıcı kuşlar, ehil eşek ve katır gibi hayvanlardır. İmam Ahmed’den, bu hayvanların artığının pis olduğuna dair rivayet gelmiştir. Kişi başka su bulamazsa teyemmüm eder ve o artıklı suyu terk eder.
Selef’ten bazıları da bu hayvanların artığını kerih görmüştür.
Delil:
Yırtıcı hayvanların içtikleri sular sorulduğunda Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Su iki kulle olduğu zaman pisliği barındırmaz.” buyurmuştur. Temiz olsaydı bu sınırlama gelmezdi.
Eşeklerle ilgili olarak:
“Bunlar necistir.” buyurmuştur. Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.
İmam Ahmed’den, katır ve eşeklerin artığının temiz olduğuna dair başka bir rivayet de gelmiştir. Bu, Ebû Hanîfe ve Sevrî’nin de görüşüdür.
İmam Mâlik, İmam Şâfiî ve seleften bir topluluk, Ebû Saîd’in havuzlar hadisini delil getirerek, bu hayvanların artıklarına ruhsat vermiştir.
Câbir’den nakledildiğine göre, Allah’ın Elçisi’ne:
“Eşeklerin artığı olan suyla abdest alabilir miyiz?” diye sorulunca:
“Evet, bütün yırtıcı hayvanların artığıyla abdest alabilirsiniz.” buyurmuştur. Bu, apaçık bir nasstır.
İbn Kudâme şöyle der:
Doğrusu, katır ve eşeğin artığı temizdir. Çünkü Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabı bu hayvanlara biniyorlardı. Pis olsaydı, bunu bildirirdi. Bu hayvanların sahipleri artıklarından sakınamaz. Bu yönüyle kediye benzemektedirler.
Peygamber’in “Eşekler pistir.” sözü, tıpkı içki, kumar ve dikili taşlar gibi, yenilmesi haram kılınmış olmalarını ifade eder. Hayber günü tencerelerde bulunan eşek etlerinin necis sayılması, yenilmesi haram olduğu için olmuştur. Yenilmesi helal olmayan etler, asla temizlenemez.
Üçüncü Tür: Kendisi, Artığı ve Damarı Temiz Olanlar
Bu grup üçe ayrılır:
İnsanoğlu: Kendisi ve artığı temizdir. İster Müslüman ister kâfir olsun fark etmez. Bu, ilim ehlinin genel görüşüdür.
Eti yenilen hayvanlar: Bunların artıkları temizdir. İbn Münzir şöyle der:
“İlim adamları, eti yenen hayvanların artığıyla abdest almanın ve bu suyu içmenin caizliği hakkında icmâ etmişlerdir.”
Kedi, fare ve onların altındaki hayvanlar: Bunların artığı da temizdir. Sahâbe, tâbiîn ve onları takip eden çoğunluğa göre, bunlarla abdest almak mekruh değildir. Ancak Ebû Hanîfe, kedinin artığıyla abdest almayı mekruh saymış, fakat abdest alınırsa geçerli olacağını belirtmiştir.
Delil: Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Kedi pis değildir. Onlar, yalnız sizin etrafınızda dolaşıp dönen hayvanlardır.”
Bu lafız, kedinin artığının mekruh sayılmayacağını ve onun gibi dolaşan hayvanların da artığının pis olmayacağını gösterir.
Seleften bazıları, kedinin artığını necis saymıştır. Şu hadis zikredilmiştir:
“Kedi kabınızı gelip yaladı mı, kabı bir defa yıkayınız.”
Ancak doğru olan, bunun Ebû Hüreyre’nin mevkuf bir rivayeti olduğudur. Bu rivayet, Peygamber’den merfû olarak gelen hadisle çelişmektedir.
Allah en iyisini bilir.