"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Haşr 21

Eğer bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, onu Allah korkusundan boyun eğmiş, parçalanmış görürdün. İşte bu misalleri insanlar için veriyoruz; umulur ki düşünürler.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Lev enzelnâ (eğer indirseydik) haza’l-kur’ane (bu Kur’an’ı) ala cebelin (bir dağın üzerine), le-raeytehu (onu mutlaka görürdün) haşian (boyun eğmiş) mutasaddian (parçalanmış) min haşyeti’llahi (Allah korkusundan). Ve tilke’l-emsalu (işte bu örnekler) nadribuha (biz veririz) li’n-nasi (insanlara), leallehum (umulur ki onlar) yetefekkerun (düşünürler).

Mukatil Tefsiri
Daha sonra Allah Teâlâ onlara öğüt vererek şöyle buyurdu: “Eğer biz bu Kur’an’ı…” yani içinde emirleri, yasakları, vaadi, tehdidi, helali ve haramı bulunan bu Kur’an’ı “bir dağa indirmiş olsaydık” ve onu taşıma yükünü dağa vermiş olsaydık,

“Onun boyun eğmiş olduğunu görürdün.” Ey Muhammed! Yani Allah’a boyun eğmiş ve teslim olmuş halde görürdün.

“Allah korkusundan parça parça olmuş olduğunu.” Yani Allah korkusundan yarılmış ve parçalanmış olurdu.

Buna rağmen insan nasıl yumuşamaz ve Allah’tan korkmaz? Allah, kökleri yedinci kat yerin derinliklerine uzanan ve tepesi göğe yükselen katı dağdan daha zayıf olan insanlara, Kur’an’ı korku, ciddiyet ve huşû ile almalarını emretmiştir. Bunun için Allah bir örnek vererek şöyle buyurmuştur:

“İşte bu misalleri insanlar için veriyoruz; umulur ki düşünürler.”

Yani Allah bu misalleri, insanların Allah’ın verdiği örnekler üzerinde düşünmeleri ve O’nun rabliği hakkında ibret almaları için vermektedir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Eğer bu Kur’an’ı bir dağın üzerine indirseydik —ki dağ bir taştır— ey Muhammed, onu Allah korkusundan boyun eğmiş ve parçalanmış görürdün. Yani o dağ, sertliğine ve katılığına rağmen Allah’ın Kur’an’a gösterilmesini farz kıldığı saygıyı yerine getirememe korkusuyla alçalır, boyun eğer ve parçalanırdı. Oysa Kur’an Âdemoğluna indirilmiştir; buna rağmen insan, onun hakkını hafife almakta, içindeki öğüt ve ibretlerden yüz çevirmekte, sanki onları hiç duymamış gibi davranmaktadır; adeta kulaklarında bir ağırlık vardır.

Tevil ehli de bunu bu şekilde açıklamıştır. Bu görüşü söyleyenlerden biri şöyle demiştir: Muhammed b. Sa‘d bana rivayet etti; dedi ki: Babam bana rivayet etti; amcam bana rivayet etti; babası da dedesinden, o da İbn Abbas’tan rivayet etti ki, “Eğer bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, onu Allah korkusundan boyun eğmiş ve parçalanmış görürdün…” (Haşr 21) ayeti hakkında şöyle demiştir: Eğer ben bu Kur’an’ı bir dağa yükleseydim, ağırlığı ve Allah korkusu sebebiyle dağ parçalanır ve boyun eğerdi. Bununla Allah, Kur’an kendilerine indirildiğinde insanların onu büyük bir korku ve derin bir huşû ile karşılamalarını emretmiştir. Sonra da: “İşte Allah bu misalleri insanlar için verir; umulur ki düşünürler.” (Haşr 21) buyurmuştur.

Bişr bize rivayet etti; dedi ki: Yezid bize rivayet etti; Saîd, Katâde’den rivayet etti ki o, “Eğer bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, onu Allah korkusundan boyun eğmiş ve parçalanmış görürdün…” (Haşr 21) ayeti hakkında şöyle demiştir: Allah sağır ve hissiz dağı mazur görmüştür; fakat bedbaht Âdemoğlunu mazur görmemiştir. Allah korkusundan iç organları parçalanan bir kimse gördünüz mü?

“İşte bu misalleri insanlar için veriyoruz.” buyruğu hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Bu örnekleri insanlar için anlatıyoruz. Bununla Allah, dağların bütün sertlik ve katılıklarına rağmen O’nun hakkını insanlardan daha fazla yücelttiklerini onlara bildirmektedir.

“Umulur ki düşünürler.” buyruğu ise şu anlama gelir: Allah bu misalleri onlara, üzerinde düşünüp ibret alsınlar, O’na yönelsinler ve hakka boyun eğsinler diye vermektedir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hasr-20/,https://kutsalayet.de/hasr-22/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız