Yeryüzünde meydana gelen hiçbir musibet ve sizin başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah’a göre kolaydır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ma esabe (isabet etmez) min musibetin (hiçbir musibet) fi’l-ardi (yeryüzünde) ve la (ve ne de) fi enfusikum (kendinizde) illa (ancak) fi kitabin (bir kitapta yazılı olarak) min kabli (önce) en nebraeha (onu yaratmamızdan). İnne zalike (şüphesiz bu) ala’llahi (Allah’a göre) yesir (kolaydır).
Mukatil Tefsiri
Yeryüzünde meydana gelen kuraklık, bitkilerin azalması, meyvelerin eksilmesi gibi hiçbir musibet ve insanların başına gelen bela, sıkıntı veya haklarında uygulanan cezalar yoktur ki bunlar önceden bir kitapta yazılmış olmasın. Buradaki kitap Levh-i Mahfûz’dur.
Allah, bu olayların insan yaratılmadan önce yazılmış olduğunu bildirmektedir. Yani insanın başına gelecek şeyler daha yaratılmadan önce Levh-i Mahfûz’da yazılmıştır. Bu durum Allah için son derece kolaydır.
İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre Allah Levh-i Mahfûz’u beş yüz yıllık mesafe kadar uzunlukta ve beş yüz yıllık mesafe kadar genişlikte yaratmıştır. O beyaz bir inciden olup iki yüzü kırmızı yakuttandır. Yazısı nur, kelamı nurdur. Kalem de nurdan yaratılmış olup uzunluğu beş yüz yıllık mesafe kadardır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Ey insanlar! Yeryüzüne isabet eden hiçbir musibet yoktur ki o daha önceden bir kitapta yazılmış olmasın. Burada yeryüzüne isabet eden musibetlerden maksat, kuraklıklar, kıtlıklar, ekinlerin yok olması ve bozulması gibi afetlerdir. “Sizin başınıza gelen hiçbir musibet” buyruğuyla da hastalıklar, ağrılar, sıkıntılar ve çeşitli rahatsızlıklar kastedilmektedir. Bütün bunlar, meydana gelmeden önce Allah’ın kitabında yazılmıştır. Buradaki kitap, Ümmü’l-Kitap’tır.
“Biz onu yaratmadan önce” buyruğu hakkında Taberî, bunun “nefisleri yaratmadan önce” anlamına geldiğini söylemektedir. Araplar “berae” fiilini bir şeyi yaratmak anlamında kullanırlar. Buna göre ayetin anlamı, bu musibetlerin insanların yaratılmasından önce Allah’ın kitabında takdir edilmiş olmasıdır.
İbn Abbas bu ayet hakkında, “Bu, nefisler yaratılmadan önce hükmü verilmiş ve tamamlanmış bir iştir” demiştir. Katâde ise, “Yeryüzündeki musibetler kıtlık yıllarıdır; nefislerdeki musibetler ise hastalıklar ve ağrılardır” demiş, ardından “Biz onu yaratmadan önce” buyruğunu, “Onları yaratmadan önce” şeklinde açıklamıştır. Yine Katâde’den, “Bize ulaştığına göre bir kimseye bir diken batması, ayağının tökezlemesi veya bir damarının seğirmesi bile bir günah sebebiyledir; Allah’ın affettikleri ise daha çoktur” sözü rivayet edilmiştir.
Mansûr b. Abdurrahman anlatıyor: Hasan’ın yanında oturuyordum. Bir adam, “Ona ‘Yeryüzünde ve nefislerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın’ ayetini sor” dedi. Ben de sordum. Hasan şöyle cevap verdi: “Sübhanallah! Bunda kim şüphe eder? Gök ile yer arasında meydana gelen her musibet, can yaratılmadan önce Allah’ın kitabında yazılmıştır.”
Dahhâk da bu ayet hakkında, “Bu, nefisler yaratılmadan önce hükmü verilmiş ve tamamlanmış bir iştir” demiştir. İbn Zeyd ise, “Musibetler, rızıklar ve insanların hoşlandığı veya hoşlanmadığı bütün şeyler; Allah nefisleri yaratmadan önce bunların tamamını takdir etmiş ve hükmünü vermiştir” demiştir.
Bazı âlimler ise ayetin kapsamını daha genel görmüş ve “Yeryüzünde ve nefislerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur” buyruğunun hem dinle ilgili hem de dünya ile ilgili bütün musibetleri kapsadığını söylemişlerdir. İbn Abbas’tan gelen bir rivayette, ayetteki musibetlerin din ve dünya ile ilgili bütün musibetler olduğu nakledilmiştir.
Arap dili âlimleri, ayetteki “bir kitapta” ifadesinin anlamı üzerinde de durmuşlardır. Basralı dil âlimlerinden bazıları bunun takdirî olarak “Ancak o bir kitaptadır” anlamında olduğunu söylemişlerdir. Diğer bazıları ise “bir kitapta” ifadesinin doğrudan “meydana gelen hiçbir musibet yoktur” sözüne bağlı olduğunu ve ayrıca bir zamir takdir etmeye gerek bulunmadığını söylemişlerdir.
“Şüphesiz bu Allah’a göre kolaydır” buyruğu ise, nefisleri yaratmanın ve onların karşılaşacakları bütün musibetleri önceden bilip kaydetmenin Allah’a göre kolay olduğunu ifade etmektedir. Çünkü insanların yaratılması da, başlarına gelecek şeylerin önceden belirlenip yazılması da Allah için zor ve güç bir iş değildir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…