Allah’ın gökten su indirdiğini görmedin mi? Böylece yeryüzü yeşerir. Şüphesiz Allah latiftir, habirdir.
Diyanet Vakfı
Görmedin mi, Allah, gökten yağmur indirdi de bu sayede yeryüzü yeşeriyor. Gerçekten Allah çok lütufkardır, (her şeyden) haberdardır.
Kurtubi Tefsiri
Görmedin mi Allah gökten bir su indirir de yeryüzü yemyeşil oluverir? Muhakkak Allah lütfedicidir, haberdardır.
“Görmedin mi Allah gökten bir su indirir de yeryüzü yemyeşil oluverir.” Bu, kudretinin kemaline delildir. Yani buna kadir olan elbette ölümden sonra tekrar hayat verip yeniden yaratmaya da kadirdir. Yüce Allah’ın şu âyeti da buna benzemektedir:
“Biz üzerine suyu indirdiğimizde sarsılır, kabarır…” (el-Hac, 22/5) Benzeri âyetler pek çoktur.
“Oluverir” anlamındaki; âyeti cevab değildir. O bakımdan mansub gelmemiştir. el-Halif ve Sîbeveyh’e göre bu bir haberdir. el-Halil dedi ki: Dikkat et, Allah semadan bir su indirdi de bunlar bunlar oluyor, demektir. Nitekim şair şöyle demektedir:
“Sen. kupkuru yere sorup da o konuşmadı mı?
Bugün sana kupkuru bitkisiz arazi (herhangi bir şeye dair) haber verir mi ki?”
Burada ifade sen ona sordun, o da konuştu anlamındadır. Âyetin tahkik anlamında istifham (soru) olduğu da söylenmiştir. Yani sen bunu görmüşsündür, nasıl bir hale geldiğini iyice düşün. Atıf da olabilir; çünkü anlamı: Görmez misin ki Allah… indirmektedir, şeklindedir. el-Ferrâ’ da “görmedin mi?” ifadesinin haber olduğunu söylemiştir. Nitekim konuşma esnasında; şunu bil ki muhakkak Allah gökten bir su indirir, demeye benzer.
“Yeryüzü yemyeşil oluverir.” Yeşillenir. Nitekim bir arazi hakkında onda bakliyat vardır, yırtıcı hayvanlar vardır demek için de aynı kökten gelen kelimeler bu vezinde kullanılır. Burada ifade yerin suyun inişinin akabinde çabucak bitkiyi bitirdiğini ve adeten bu halini sürdürüp, gittiğini anlatmaktadır.
İbn Atiyye der ki: İkrime’den şöyle dediği rivâyet edilmektedir: Bu ancak Mekke ve Tihame’de olur. Bunun anlamı da şudur: O yüce Allah’ın:
“Yemyeşil oluverir” anlamındaki âyetinin (kelime kökünden hareketle) yağmurun yağdığı gecenin sabahının kastedildiğini kabul etmiştir. Onun kanaatine göre yerin yağmur yağdığı gecenin sabahında yeşermesi sair beldelerde söz konusu olmayıp, daha sonra gerçekleşir. Ben Sûs el-Aksa’da bunu müşahede ettim. Kuraklıkla geçen bir süreden sonra geceleyin yağmur yağdı ve ertesi sabah o rüzgarların sallallahü aleyhi ve sellemurduğu kumlu yerin ince ve zayıf bir bitki ile yeşermiş olduğunu gördüm.
“Muhakkak Allah lütfedicidir, haberdardır.” İbn Abbâs dedi ki O: yağmurun gecikmesi esnasında kulun içine düştüğü ümitsizlikten haberdar olan (Habîr)dır. Kullarının rızıklarını lütfeden (Latif)dir. Bir diğer açıklamaya göre; yeryüzünden bitkiyi çıkartmak suretiyle Latif, onların ihtiyaç ve fakirliklerinden haberdar olandır.