İmam, ganimet malından çalanın ve kendisini kasden katleden kimsenin cenazesini kılmaz, bunların cenazesini başkaları kıldırır. Çünkü bu minvalde Cabir b. Semura’dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, kendisini kesici aletlerle öldüren bir adam getirilmişti, üzerine namaz kılmadı.”
Zeyd b. Halid el-Cüheni’den rivayete göre; “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabından bir adam, Hayber günü vefat etmişti. Onun bu durumu Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e zikredilince; ‘Arkadaşınız üzerine (cenaze) namazını kılınız.’ buyurdu. Bu olay karşısında insanların yüzleri değişince, Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Şüphesiz sizin bu arkadaşınız, Allah yolundaki ganimetten çalmıştır.’ buyurdu.”
el-Muvaffak der ki: Bu hadisle İmam Ahmed delil göstermiştir. Burada imamın, söz konusu bu namazı kıldırmaktan uzak tutulmuş olması, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Arkadaşınız üzerine (cenaze) namazını kılınız.” şeklinde (bunu sadece cemaate) buyurmuş olmasıyla, ganimetten çalanın cenazesini imamın kıldırmaktan uzak durmasını ifade etmektedir.
Ömer b. Abdulaziz ve Evzai; hiçbir durumda kendisini öldürenin (intihar edenin) namazı kılınmaz, demişlerdir. Ata, Nehai ve İmam Şafii ise şöyle demişlerdir: İmam olsun başkası olsun, tüm Müslümanların cenazesini kıldırabilirler; çünkü hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “Lâ ilâhe illallah diyen kimsenin cenazesini kılınız.”
el-Muvaffak şöyle demiştir: Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bir kimsenin namazını (kılmayıp) terketmiş olması, başkasının da o namazı terketmesini gerektirmez. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), İslam’ın ilk dönemlerinde borcu olan ve borcu ödenmeyen kimselerin de namazını kılmamış ancak insanlara, ödenmesini emir buyurmuş ve ardından cenazesini kılmalarını söylemiştir… Bu hadisler, has (özel) anlamda gelmiş hadisler olup, “Lâ ilâhe illallah diyen kimsenin cenazesini kılınız.” kavlinin önüne alınmaları vaciptir. Dolayısıyla her iki hadis arasında bir çelişki de olmamış olur.
İmam Ahmed der ki: Cehmiye ve Rafizilere ben şahidlik etmem, ama başkası şahidlik edebilir. Şüphesiz Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bundan daha hafif olan borç, ganimet malından çalma ve intihar gibi konularda bile dahi cenaze namazını kılmamıştır. O: “Rafizi’nin namazı kılınmaz.” demiştir. Şöyle de demiştir: Bidat ehli kimseler hastalandıkları zaman ziyaretlerine gidilmez, öldüklerinde cenazeleri de kılınmaz. Bu, aynı şekilde İmam Malik’in de görüşüdür.
İbn Abdilberr şöyle demiştir: Diğer ilim adamları ise “Lâ ilâhe illallah diyen kimsenin cenazesini kılınız.” buyruğunun genel anlamı çerçevesinde, bidat ehlinin, haricilerin vb. kimselerin cenazelerini kılmışlardır.