Hani siz vadinin yakın tarafında idiniz, onlar uzak tarafında idi ve kervan sizden daha aşağıda bulunuyordu; eğer sözleşseydiniz bile buluşma konusunda anlaşamazdınız, fakat Allah gerçekleşmesi gereken bir işi yerine getirmek için (sizi karşılaştırdı), helak olanın açık bir delille helak olması ve yaşayanın da açık bir delille yaşaması için; şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İz entum bil udvetid dünya (siz vadinin yakın tarafındaydınız) ve hum bil udvetil kusva (onlar uzak taraftaydı) ver rekbu esfele minkum (kervan sizden aşağıdaydı) ve lev tevaadtum (eğer sözleşseydiniz) lahtelaftum fil miad (vakte anlaşamazdınız) ve lakin li yakdiyallahu emren kane mef’ula (fakat Allah gerçekleşecek işi yerine getirmek istedi) li yehlike men heleke an beyyineh (delille helak olan helak olsun diye) ve yahya men hayye an beyyineh (ve delille yaşayan yaşasın diye) ve innallahe le semiun alim (şüphesiz Allah işitendir bilendir)
Mukatil Tefsiri
Bu ayetin tefsirinde müminlerin vadinin Medine tarafına yakın kısmında, müşriklerin ise Mekke tarafına yakın uzak kısmında bulunduğu, kervanın ise sahil tarafında aşağıda olduğu açıklanır; kervanda kırk kişi bulunuyordu, aralarında Ebu Süfyan, Amr bin Âs, Mahreme bin Nevfel ve Amr bin Hişam vardı; eğer önceden buluşmak için sözleşselerdi bu karşılaşma gerçekleşmezdi; fakat Allah onları sözleşmesiz olarak bir araya getirdi ki İslam’ı yüceltip şirki yok etsin; böylece helak olan kimse açık delil ile helak olsun, iman eden de açık delil ile iman etsin; Allah her şeyi işiten ve bilendir.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…