İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vellezine keferu (kafir olanlar) ba’duhum evliyau ba’d (birbirlerinin dostlarıdır) illa tef’aluhu (eğer bunu yapmazsanız) tekun fitnetun fil ard (yeryüzünde fitne olur) ve fesadun kebir (ve büyük bozgunculuk olur)
Mukatil Tefsiri
Allah’ın birliğini inkâr edenler, miras ve yardım hususunda birbirlerinin velileridir. Eğer bunu yapmazsanız; yani din hususunda, antlaşmalı olduğunuz müşriklerin dışında kalanlara karşı onlara yardım etmezseniz, yeryüzünde fitne, yani küfür ve büyük bir bozgunculuk olur.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyuruyor: Allah’ı ve Resulünü inkâr edenler birbirlerinin velileridir; yani birbirlerinin yardımcıları ve destekçileridirler, Allah’a ve Resulüne iman edenlerden daha çok birbirlerine yakındırlar. Bununla, onların müşrik akrabalarından olan müminlere kıyasla birbirlerinin mirasına daha layık olduklarının açıklandığını söyleyenlerin görüşünü daha önce zikrettik. Şimdi hatırladığımız diğer rivayetleri de zikredeceğiz.
Muhammed b. Beşşâr bize rivayet etti; dedi ki: Abdurrahman bize rivayet etti; dedi ki: Süfyân bize Süddî’den, o da Ebû Mâlik’ten rivayet etti. Bir adam, Müşrik olan akrabalarımıza miras verelim, dedi. Bunun üzerine İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir… ayeti indi.
Muhammed b. Sa‘d bana rivayet etti; dedi ki: Babam bana rivayet etti; dedi ki: Amcam bana rivayet etti; dedi ki: Babam bana babasından, o da İbn Abbas’tan İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir ayeti hakkında rivayet etti: Bu ayet, antlaşmalı müşriklerin mirasları hakkında indi.
Yûnus bana rivayet etti; dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi; dedi ki: İbn Zeyd, İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar onların velayetinden size hiçbir şey yoktur (Enfâl 72) sözünden büyük bir fesat meydana gelir sözüne kadar olan bölüm hakkında şöyle dedi: Hicret etmiş mümin ile hicret etmemiş mümin, ikisi de mümin kardeş olsalar dahi birbirlerine mirasçı olmuyorlardı. Bunun sebebi, o dönemde bu dinin bu beldede az olmasıydı. Fetih günü gelince hicret sona erdi ve bundan sonra nerede bulunurlarsa bulunsunlar akrabalık sebebiyle birbirlerine mirasçı oldular. Peygamber de Fetihten sonra hicret yoktur, buyurdu. Ardından Akrabalık sahipleri Allah’ın kitabında birbirlerine daha yakındırlar (Enfâl 75) ayetini okudu.
Başkaları ise şöyle dediler: Bunun anlamı, kâfirlerin birbirlerinin yardımcıları olması ve savaş yurdunda ikamet edip hicret etmeyen kimsenin mümin sayılmamasıdır. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir:
Bişr bize rivayet etti; dedi ki: Yezîd bize rivayet etti; dedi ki: Saîd bize Katâde’den İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir sözü hakkında rivayet etti. Katâde şöyle dedi: Bir adam Müslümanlarla müşrikler arasında bulunur ve, Bunlar üstün gelirse onlarla beraberim, şunlar üstün gelirse onlarla beraberim, derdi. Allah bunu onlara kabul etmedi ve bunun hakkında, Müslümanın ateşiyle müşrikin ateşi birbirini görmesin; ancak cizye veren ve haracı kabul etmiş kimse müstesnadır, hükmünü indirdi.
İbn Humeyd bize rivayet etti; dedi ki: Seleme bize İbn İshak’tan rivayet etti. İbn İshak şöyle dedi: Allah müminleri birbirleriyle bağ kurmaya teşvik etti; muhacirlerle ensarı, diğerlerinden ayrı olarak din hususunda birbirlerinin velileri kıldı ve kâfirleri de birbirlerinin velileri kıldı.
Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir sözüne gelince, tefsir ehli bunun yorumunda ihtilaf etmiştir. Bazıları şöyle demiştir: Bunun anlamı, Ey müminler! Size emredilen, sizden olan muhacirlerin hicret sebebiyle birbirlerine, ensarın da iman sebebiyle birbirlerine mirasçı olması; Müslüman bedevîlerden olan yakınlarının ve kâfirlerin ise bundan ayrı tutulması hükmünü uygulamazsanız, bundan dolayı yeryüzünde bir belâ meydana gelir ve büyük bir fesat, yani Allah’a karşı işlenen günahlar ortaya çıkar.
Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir:
Yûnus bana rivayet etti; dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi; dedi ki: İbn Zeyd, Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir sözü hakkında şöyle dedi: Eğer bunu yapmayıp onları eskiden olduğu gibi birbirlerine mirasçı bırakırsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir.
İbn Zeyd ayrıca şöyle dedi: Resulullah hicret olmaksızın imanı kabul etmiyor ve hicret etmedikçe onları kendilerinden saymıyordu.
Müsennâ bana rivayet etti; dedi ki: Abdullah b. Salih bize rivayet etti; dedi ki: Muaviye bana Ali’den, o da İbn Abbas’tan İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir sözü hakkında rivayet etti: Yani miras konusunda. Eğer bunu yapmazsanız sözü ise, Size miras konusunda emrettiğim hükmü uygulamazsanız, demektir. Yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir.
Başkaları ise şöyle demiştir: Bunun anlamı, Ey müminler! Din hususunda birbirinize yardım etmezseniz yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir, demektir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir:
İbn Humeyd bize rivayet etti; dedi ki: Seleme bize İbn İshak’tan rivayet etti. İbn İshak şöyle dedi: Allah muhacirlerle ensarı, diğerlerinden ayrı olarak din hususunda birbirlerinin velileri kıldı; kâfirleri de birbirlerinin velileri yaptı. Sonra Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir buyurdu; yani müminin, mümini bırakıp kâfiri veli edinmesi. Daha sonra miras hükümlerini akrabalık sahiplerine geri verdi.
Kasım bize rivayet etti; dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti; dedi ki: Haccac bana rivayet etti; dedi ki: İbn Cüreyc, Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir sözü hakkında şöyle dedi: Din hususunda birbirinizle yardımlaşmaz ve birbirinize destek olmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir.
Ebû Cafer dedi ki: İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir sözünün iki yorumundan doğruya daha yakın olanı, bunun, onların müminler dışında birbirlerinin yardımcıları olduğu anlamına geldiğini söyleyenlerin görüşüdür. Bu aynı zamanda Allah’ın mümine savaş yurdunda ikamet etmeyi ve hicreti terk etmeyi haram kıldığına da delalet eder. Çünkü Arapların dilinde veli kelimesinin bilinen anlamı yardımcı, destekçi, amca oğlu veya akrabadır. Mirasçı anlamı ise ancak bir kimsenin ölümünden sonra mirasını üstlenmesi bakımından kullanılabilir. Bu anlam, sözün ihtimal vermesine rağmen uzak bir anlamdır. Allah’ın sözünü daha açık ve daha yaygın olan anlama yöneltmek, bunun aksine yöneltmekten daha uygundur.
Durum böyle olunca, Eğer bunu yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat meydana gelir sözünün iki yorumundan daha doğru olanı da, Size din hususunda yardımlaşmayı ve birbirinize destek olmayı emrettiğim şeyi yapmazsanız yeryüzünde fitne meydana gelir, diyenlerin yorumudur. Çünkü ayetin başlangıcı, Şüphesiz iman edenler, hicret edenler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler… (Enfâl 72) sözüyle din hususunda velayet kurmaya ve birbirine yardım etmeye teşvik ederek gelmiştir. Dolayısıyla ayetin sonunun da aynı anlam üzere olması gerekir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…