Kim mümin olarak salih amel işlerse, çabası inkâr edilmez. Biz onu yazmaktayız.
Diyanet Vakfı
Bu durumda her kim mümin olarak iyi davranışlar yaparsa onun çabasını görmezlikten gelmek olmaz. Zira biz onu yazmaktayız.
Kurtubi Tefsiri
Kim mü’min olduğu halde salih amel işlerse, onun yapıp ettikleri karşılıksız kalmaz. Biz onu muhakkak yazarız.
“Kim mü’min olduğu halde salih amel işlerse…” âyetindeki
“Salih amel” lâfzındaki cins için değil, teb’îz (kısmîlik bildirmek) içindir. Zira hiçbir mükellef farzıyla, nafilesiyle bütün itaatleri yerine getiremez. Buna göre âyetin anlamı şöyledir: Kim farz yahut nafile itaat olan amellerden muvahhid ve müslim olduğu halde amelde bulunursa… İbn Abbâs dedi ki: Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)ı tasdik ederek (amelde bulunursa) demektir.
“Onun yapıp ettikleri karşılıksız kalmaz.” Yaptıkları inkâr edilmez. Yani amelinin karşılığı kaybolmaz ve örtülmez. Küfrün zıttı imandır. Küfür aynı zamanda nimeti inkâr etmek (nankörlük etmek)dır. Bu ise şükrün zıttıdır. “Onu inkar etti, inkâr etmek” diye kullanılır.
İbn Mes’ûd’un kıraatinde; şeklinde (elif ve nûn’suz)dir.
“Biz onu muhakkak yazarız.” Amellerini tesbit edip, koruyanlarız. Yüce Allah’ın şu âyeti da buna benzemektedir:
“İçinizden gerek erkek, gerek kadın olsun, amel işleyenin amelini karşılıksız bırakarak boşa çıkarmayacağım.”(Âl-i İmrân, 3/195) Yani bütün bunlar, mükellefe karşılığının verilmesi için muhafaza edilir, tesbit edilir.