Yüz çevirirlerse de ki: “Size açıkça tebliğ ettim. Size vaat edilen şey yakın mı, uzak mı bilmem.”
Diyanet Vakfı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vadolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.
Kurtubi Tefsiri
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Ben size eşit olarak bildirdim. Size vaad olunan yakın mıdır, uzak mıdır, bilemiyorum.”
“Eğer yüz çevirirlerse” İslâm’dan yüz çevirecek olurlarsa
“de ki: Ben size eşit olarak bildirdim.” Size açıkça şunu bildiriyorum ki; ben ve sizler Savaş halindeyiz, aramızda barış yoktur. Bu da yüce Allah’ın:
“Eğer bir kavmin hainliğinden endişeye düşersen adalet üzere kendilerine anlaşmalarını bozduğunu bildir.” (el-Enfâl, 8/58) âyetine benzemektedir. Yani onlara ahdi bozmuş olduğunu bildir. Bu da şu demektir: Bu durumda seninle onlar arasında bir eşitlik vardır. Herhangi bir tarafın karşı taraf hakkında uymak zorunda olduğu bir ahdi, bir antlaşması yoktur.
ez-Zeccâc dedi ki: Anlam şudur: Ben size bana vahyedilenleri bilmenizi sağlamak noktasında eşit bir şekilde size bildirmiş bulunuyorum. Başkasından gizleyip sakladığım bir şeyi kimseye açıklamadım.
“(……..): Bilemiyorum” âyetindeki nefy edatı olup anlamındadır, bilmiyorum, bilemiyorum demektir.
“Size vaad olunan yakın mıdır, uzak mıdır?” Yani kıyâmet gününün vaktini ne gönderilmiş bir peygamber, ne de mukarreb bir melek bilebilir. Bu açıklamayı İbn Abbâs yapmıştır.
Şöyle de açıklanmıştır: Ben size açıkça Savaş ilan ettim. Ancak bununla birlikte size karşı fiilen Savaşmak üzere bana ne zaman izin verileceğini bilemiyorum.