Bu, kendisinden öncekini doğrulayan, mübarek bir kitaptır. Ümmü’l-kurâyı ve çevresindekileri uyarman için indirdik. Ahirete inananlar ona inanır ve onlar namazlarını korurlar.
Diyanet Vakfı
Bu (Kuran), Ümmül-kura (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. ahirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.
Kurtubi Tefsiri
Bu ise, İndirdiğimiz bir kitaptır. Mübarektir. Kendisinden öncekileri doğrulayıcıdır. Şehirlerin anasını ve çevresindekileri uyarman için (indirdik onu). Âhirete inanmakta olanlar buna da îman ederler. Ve onlar namazlarına da devam ederler.
“Bu ise, indirdiğimiz bir kitaptır.” âyetinde
“bir kitap”tan kasıt Kur’ân-ı Kerîm’dir.
“İndirdiğimiz” onun sıfatıdır.-
“Mübarektir.” Yani, ona bereketler verilmiştir. Bereket fazlalık demektir. Bu kelimenin Kur’ân dışında hal olarak nasbedilmesi de caizdir. (O takdirde mübarek olarak indirdiğimiz bir kitaptır anlamına gelir).
Aynı şekilde:
“Kendisinden öncekileri doğrulayıcıdır” âyeti de böyledir. Kendisinden önce indirilmiş olan kitapları doğrulamaktadır. Şirki reddetmek ve tevhidi tesbit etmekte önceki kitaplarla uyum halindedir.
“Şehirlerin anasını.” Maksat Mekke’dir. Mekke’ye bu ismin verilişine dair açıklamalar daha önceden (Âl-i İmrân, 3/97. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır. Kasıt ise oranın ahalisidir, muzaf hazfedilmiştir. Yani Biz, bu Kitabı bereket ve înzâr için indirmişizdir.
“Ve çevresindekileri” yani, bütün afaki, herkesi,
“uyarman için” indirdik.
“Âhirete inanmakta olanlar buna da Îman ederler,” Bununla yüce Allah’ın şu âyetinin delili ile Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’a tabi olanlar kast edilmektedir:
“Ve onlar namazlarına da devam ederler.” Ahirete îman etmekle birlikte Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a ve onun getirdiği Kitaba îman etmeyen bir kimsenin bu imanının hiç bir değeri yoktur.