De ki: Karada ve denizde karanlıklar içinde sizi kim kurtarır? O’na yalvararak ve gizlice yakarırsınız: “Eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız.”
Diyanet Vakfı
De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) Ona gizli gizli yalvararak «Eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız» diye dua edersiniz.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Bizi bundan kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız diye kendisine gizli ve açık olarak yalvarıp yakardığınız zaman, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?”
Yüce Allah’ın:
“Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?”
âyetinde kastedilen bunların zorluk ve sıkıntılarından sizi kim kurtarır, demektir. “Oldukça karanlık bir gün” denilerek zorlu, sıkıntılı bir gün kast edilir, en- Nehhâs der ki: Araplar zorlu bir günü anlatmak için “karanlık bir gün” tabirini kullanırlar. Şayet bu işin büyüklüğünü daha bir vurgulamak isteyecek olurlarsa: “Yıldızları doğan bir gün” derler. Sîbeveyh de bu kabilden olmak üzere şu beyiti nakletmektedir:
“Ey Esedoğulları! Oldukça çirkin, ağır ve yıldızlı bir gün olduğunda;
Bizim belâmızın ne olduğunu bilir misiniz?”
“Karanlıklar” anlamındaki; ‘ın çoğul gelmesi, hem karanın, hem denizin, hem gecenin, hem de bulutun karanlığının kastedilmesi dolayısıyladır. Yani sizler, bu karanlıklarda yolunuzu şaşırıp helâk olmaktan korkuya kapıldığınızda O’na dua eder, O’nu yardıma çağırırsınız:
“Bizi bundan” yani bu sıkıntılardan
“kurtarırsa, elbette şükredenlerden” yani, itaat edenlerden
“olacağız diye …”
Yüce Allah, rahat zamanlarında kendisi ile beraber başkasına da dua edip yardıma çağırdıkları halde, zorlu ve sıkıntılı zamanlarda yalnızca kendisine dua ederek yardıma çağırmaları dolayısıyla “sonra da sîz şirk koşarsınız” âyeti ile ağır bir şekilde onları azarlamaktadır.
el-A’meş ise,
“gizlice” anlamına gelen; kelimesini korkudan türeyen bir kelime olarak; diye okumuştur. Ebû Bekr İse, Âsım’dan bu kelimeyi “hı” harfi esreli olarak; diye okumuştur. Diğerleri ise bunu ötreli olarak okumuşlardır ki, bu iki okuyuş bu kelimenin iki ayrı söyleyişidir. el-Ferrâ’ ise bunlardan ayrı olarak; söyleyişlerini de eklemektedir. Kullanışı itibariyle bu kelimenin bir benzeri de kelimesidir. el-A’meş’in kıraati uzak bir ihtimaldir. Çünkü “açık” anlamına gelen tazarruun manası zilleti izhar etmektir. “Gizli”nin anlamı ise onun benzerini gizleme’nızdir.
Kûfeliler; -“: Bizi… kurtarırsa” diye okumuş iseler de, bu âyette anlamın uygun düşmesi için “te” harfi İle “: Bizi kurtarırsan” şeklinde okunmalıdır. Nitekim Medineliler ile Şamlılar da böyle okumuşlardır.