Kendilerine hak geldiğinde onu yalanladılar. Alay ettikleri şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe kad kezzebu (gerçekten yalanladılar) bil hakkı (hakkı) lemma (kendilerine geldiğinde) fe sevfe ye’tihim (yakında onlara gelecektir) enbau (haberleri) ma kanu (alay etmekte oldukları şeylerin) bihi yestehziun
Mukatil Tefsiri
Kendilerine hak olan Kur’an, Muhammed tarafından getirildiğinde onu yalanladılar. Kur’an’ın Allah’tan olmadığını söyleyerek onunla alay ettiler. Bunlar Mekke kâfirleridir: Ebu Cehil b. Hişam, Velid b. Muğire, Münebbih ve Nebih (Haccac’ın oğulları), Âs b. Vail es-Sehmî, Übey b. Halef, Ukbe b. Ebi Muayt, Abdullah b. Ebi Ümeyye, Utbe ve Şeybe (Rebia’nın oğulları), Ebu’l-Buhturî b. Hişam b. Esed, Haris b. Âmir b. Nevfel, Mahreme b. Nevfel, Hişam b. Amr b. Rebia, Ebu Süfyan b. Harb, Sehl b. Amr, Umeyr b. Vehb b. Halef, Haris b. Kays, Adî b. Kays, Âmir b. Halid el-Cumahî, Nadr b. Haris, Züm’a b. Esved, Mut’im b. Adî, Kurt b. Abd Amr b. Nevfel, Ahnes b. Şerik, HuveyTıb b. Abdüluzza, Ümeyye b. Halef; bunların hepsi Kureyş’tendir. Allah şöyle buyurur: Yakında alay ettikleri azabın haberleri onlara gelecektir; yani onun kendilerine inmeyeceğini sanıyorlardı. Bunun benzeri Şuarâ suresinde de vardır. Nitekim azap Bedir’de üzerlerine inmiştir.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…