"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Daman (Tazmin ve Kefalet)

Daman/Kefalet; hakkın gereğini yerine getirmek noktasında tazmin eden (damin)’in zimmetinin, kendisinden tazmin olunan (mazmun anhu) zimmetine katılmasını ifade eder. Bu şekilde her ikisinin zimmeti hakkında hak sabit olur. Hak sahibi olan (alacaklı) ise bunlardan istediğinden hakkını talep edebilir. “Kefalet” anlamına gelen daman kelimesi, ed-dımm kelimesinden türetilmiştir.

Daman ve kefaletin caiz oluşu, Kitap, Sünnet ve icmâya dayanır. Yüce Allah şöyle buyurur: “Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var, dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.” Ayette geçen “zâim” ifadesi, kefil demektir.

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Kefil, borçludur (borca imza atmış gibidir).”

Müslümanlar, genel olarak daman/kefaletin caiz olduğu konusunda icmâ etmişlerdir.

Daman/Kefalet için tazmin eden (damin), kendisinden tazmin olunan (mazmun anhu) ve kendisi için tazmin olunan (mazmun leh)’in bulunması gerekmektedir. Zira tazmin edenin rızası gereklidir. Çünkü tazmin etmeye zorlanacak olursa bu geçerli olmaz.

Kendisinden tazmin olunan şahsın ise rızasına itibar edilmez. el-Muvaffak der ki: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Çünkü onun adına borcunu ödese, izni olmadan da razı olsa ve alacaklı da razı olsa, bu geçerli olur. Aynı şekilde onun adına kefil olsa durum aynıdır. Kendisi için tazmin olunan kişinin razı olmasına ise itibar edilmez.

Ebu Hanife ve Muhammed ise: Buna itibar edilir. Çünkü bu, Âdemoğlunun malını ispat etmek anlamına gelir. Dolayısıyla ancak onun rızası ile sabit olur yahut onun yerine vekalet edecek kişinin rızasıyla gerçekleşir. Tıpkı alışveriş gibi kabul edilir, demişlerdir. Şafii mezhebi içinde de bu konuda iki farklı görüş nakledilmiştir.

Birinci görüşün delili şöyledir: Ebu Katâde, bir defasında tazmin olunan kişinin rızası olmadan kefil olmuştu da Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bu noktada ona izin vermiştir. Zira bu bir tür vesikadır ve bunda malın kabzedilmesine bakılmaz. Bu yönüyle şahitliğe benzemektedir. Bir de borcun tazmini demek olduğu için, ölünün varislerinden bazılarının gaip hakkında malını teslim ettikleri tazminine benzemektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/mali-olan-bir-kimseye-havale-edilmesi-halinde-havaleyi-gerceklestirmesi-gerekir/,https://kutsalayet.de/mechulun-kefaleti/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız